14 Haziran Pazartesi 2021

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | “Üçüncü Yol”un Biri: HDP Sorunu

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | “Üçüncü Yol”un Biri: HDP Sorunu

HDP’nin ABD temsilcisi Giran Özcan bir internet gazetesine röportaj vermiş ya da Kandil’in kötü niyet elçisi olmuş.

 

ABD ve HDP’yi bir arada görünce insanın aklına kötü kötü şeyler gelmiyor değil.

 

Satanistlerin şeytan çıkarma ayininden, yamyamların insan yemesine kadar türlü türlü kötülükler aklınızın ucundan geçiveriyor.

HDP’nin ABD macerası başarısız bir maceradır.

Türkiye, İran, Irak ve Suriye dışında yaşayan Kürtlerin çoğunluğunun Avrupa’da olması ve HDP’nin bunların tamamı üzerinde etkin olamaması Suriye denkleminde PKK adına büyük bir sorun.

 

Suriye’de gaza gelip, Ortadoğu istikrarsızlığının terör kolu olan PKK/PYD/YPG’ nin küresel denklemdeki ülkeler arasındaki flörtleri başına çok iş açtı.

 

Türkiye ve İran gibi köklü devlet geleneklerinin olduğu bir coğrafyada, çadır kurar gibi devletçik kurmaya çalışmak büyük bir romantizmin eseriydi.

Belli ki bu romantizm, Atlantik okyanusunu aşıp oralarda da arayışını sürdürüyor.

 

HDP’li kötü niyet elçisi Giran Özcan’ın açıklamalarını okuyunca insan şaşırmıyor.

Afro-Amerikanlara ve aktivistlere Kürtlerden öğrenecekleri çok şey olduğunu tembihliyor.

Söz konusu Kürtler olsa söylediğini doğru kabul edebiliriz, ancak bahsettiği “Kürtlerin” PKK politik kimliği üzerinden tanımladığını da röportajın satır aralarında görüyoruz.

 

ABD’nin siyahlarına, beyazlarına ve diğer tüm kesimlerine insani bir tavsiyede bulunmak durumundayız, HDP’nin ABD Temsilciliğinden  öğrenebileceğiniz tek şey şiddet ve terördür.  

Gelelim üçüncü yol meselesine. “Devlet katındaki çelişkiye üçüncü yolu sunmanın zamanı gelmiş” diyor kötü niyet elçisi.

 

Açıklamaları okurken, devlet katındaki çelişki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet’in ayrıştırıldığı, sürekli bir karşıtlık ve çatışma iması, derin devlet gibi atıflarla 90’ların söylemlerine başvuran, günümüz adına çapsız ve tutarsız bir dağ ve mağara bakiyesiyle karşılaşıyoruz.

 

Tabi bu temsilcisinin kendi cenahından ilgililer tarafından muhakkak iyice bir kınanması gerekiyor. Röportajın içinde Öcalan yok, Demirtaş yok, Demirtaş’ın eşine ilişkin atılan yakışıksız tweet’e yer vermek yok ama George Floyd var.

Üçüncü yol olarak HDP’nin gösterilmesi, HDP’nin en büyük sol blok olarak aktarımıyla CHP’nin üstüne basılması, HDP’nin dünya için bir kurtarıcı olduğunu ima eden kendi içinde çelişik ifadeler vs..

 

Son dönemdeki gelişmelere bakınca Üçüncü yol demek Türkiye’de bir “HDP sorunu” çıkarmaya teşebbüs gibi duruyor.

 

“Kürt sorunu” olarak geçmiş ajandamızda yer tutan ve Diyarbakır Annelerinin sesi ve soluğuyla ülkemizde her hangi bir sorun olmadığını net anladığımız bu dönemde, PKK bir sorun üretmeye mecbur kalmış gibi görünüyor.

 

“Üçüncü Yol” diplomasisinin önerilmesiyle kafaların ne kadar karışık olduğunu görüyoruz.

HDP’nin yürüyüş tiyatrosu girişiminin akabinde, kamuoyunda HDP kapatılsın tartışmalarına rastlanırken, merkezinde HDP’nin olduğu bir sorun alanının ortaya çıkarılması buralara can suyu verecektir.

 

Dağ ve mağara şartlarında başta Kandil olmak üzere pandeminin ciddi olumsuz etkileri olduğunu anlıyoruz.

 

Üçüncü yol demek eski dönemin siyasetinde kalan “Kürt sorunu” tartışmalarına ikame olarak bir “HDP sorunu” oluşturmanın dağ formülasyonudur.  Ses ABD’den de gelse farketmez  günün sonunda en iyi ihtimalle ellerinde kalacak şey bellidir;

Üçüncü Yolun bir’i.

 

 

Yeni Yorum