18 Haziran Salı 2024
3 yıl önce

Wall Street Journal: Trump, Esed'e gizli mektup yazdı

wall street journal, abd başkanı donald trump, kash patel, suriye, şam, beşşar esad, austin tice, gizli görüşme, mektup

2 yıl önce

Avrupa’ya gitmesin Esed’e verelim

Suriyeli sığınmacılar üzerinden siyasi pirim kazanmaya soyunan CHP, kendisiyle de çelişti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Suriyeliler üzerinden yürüttüğü ırkçı propaganda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan üzerinden devam ediyor. Son günlerde Suriyeli göçmenleri ülkelerine geri gönderme açıklamalarını sıklaştıran CHP, hükumetin takındığı politikalara farklı zamanda farklı tepkiler gösterdi. ‘İNSANLIK SUÇU’ DEMİŞLERDİ ‘Suriyelileri evlerine göndereceğiz’ diyen CHP, geçtiğimiz yıl şubat ayında Türkiye’nin göçmenler ve sığınmacıların Avrupa’ya yönelik geçişleri için sınır kapılarını açmasına da karşı çıkmıştı. Bugün CHP’nin istemediği göçmenler ve sığınmacılar sınır kapılarından Avrupa’ya geçerken CHP’liler, bunu ‘insanlık suçu’ olarak nitelemişti. Göçmenlere sınır kapılarının açıldığı 28 Şubat 2020 tarihinden sonra CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel “Yeni Aylan bebekleri o tarafa sürmek en ağır insan hakları ayıbıdır. Türkiye’nin mültecilere karşı takınması gereken tutumla bağdaşmamaktadır” değerlendirmesini yapmıştı. İNSAN KAÇAKÇILARINA TESLİM EDİLİYOR Kılıçdaroğlu’nun başdanışmanı Sezgin Tanrıkulu ise “Çoluk çocuk, bebek, yaşlı, kadın #göçmenler karşı kıyıya ulaşıp ulaşmayacağı belli olmayan bir botla insan kaçakçılarının ellerine teslim ediliyor. Tarih, işlediğiniz bu suçları affetmeyecek!” ifadelerini kullanmıştı.

2 yıl önce

James Jeffrey: “İran ve Esed Suriye'deki Türk bölgelerine saldırabilir!"

ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi ve bir dönem Amerika'nın Suriye Özel Temsilcisi olarak görev yapan James Jeffrey, Suriye krizi hakkında çok konuşulacak bir makale kaleme aldı. Jeffrey, Foreign Affairs’de yer alan “Suriye’de Uzlaşmak Hala Mümkün” (A Deal Is Still Possible in Syria) adlı köşe yazısında "Suriye sorununun çözümü için fırsatlar ortaya çıktığını" savundu. Karar yazarı Mensur Akgün'ün aktardığı bilgilere göre James Jeffrey, ABD'yi mülteci sorununun çözümü için de çaba göstermeye çağırdı. Mensur Akgün, o makalede yer alan yorumları köşesinde şöyle paylaştı; "Jeffrey’e göre, Suriye savaşına bitmiş gözüyle bakmamak lazım. Beşar Esad’ın başarısı dünyaya hem yanlış sinyaller göndermeye aday hem de Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırmaya. Savaş İsrail, Amerika ve Türkiye’yi karşı karşıya getirdi, İran, Rusya ve Suriye ile bu ülkelerin çatışabilecekleri zemini hazırladı. Esad’ın provokasyonları da cevapsız kaldı. Eğer böyle devam ederse İran ya da Esad rejimi Türkiye’nin veya Amerika’nın kontrolü altında tuttuğu bölgelere karşı hamlede bulunabilir. Jeffrey için bunları ve makalesinde anlattığı İran’ın uzun menzilli silahları gibi diğer riskleri ortadan kaldırmanın yolu Amerika’nın tüm tarafları içeren ve belli ki çıkarlarını da dikkate alan bir strateji benimsemesinden geçiyor. Amerika’nın mültecilerin geri dönüşü için bastırmasını, bizim açımızdan en az mülteciler kadar önemli olan SDG (PYD/PKK) güçlerinin sisteme entegre edilmesini, Türkiye’ye güney sınırları için güvenlik garantileri verilmesini, İran’ın ağır silahlarının çekilmesinin sağlanmasını öneriyor. Onun sorunun çözümü için anahtar gördüğü ülke Rusya. Bu yüzden de Rusya’nın Suriye’deki rolüne değiniyor, 2019’da Soçi’de Amerika ve Rusya’nın uzlaşmaya varmak üzere olduklarını ama sonra Putin’in sorunu kendi yöntemleriyle çözmeye çalıştığını, ülkedeki hemen her aktörle, ki buna Türkiye’de dahil, ayrı ayrı angaje olduklarını, fakat Moskova’nın seçeneklerinin de sınırlı olduğunu vurguluyor. Talebi, Amerika’nın en mükemmeli olmasa, çözüme yol açmasa da diplomatik inisiyatif geliştirmesi. Bu talebin bizim açımızdan önemiyse Biden Yönetimi’nin James Jeffrey’i dinlemesi halinde Suriye sorununun çözümü yolunda yeni çabaların gündeme gelebilecek olmasından kaynaklanıyor. Ve böylesi bir süreç Türkiye için beraberinde fırsatlar kadar riskler de getiriyor. En büyük fırsatın sorunun çözümü olacağına şüphe yok. Ancak bu çözümün bizim çıkarlarımıza ve beklentilerimize maksimum, hatta optimum düzeyde koruyup korumayacağı tartışmalı. Çünkü Rusya ile yapılacak pazarlıklar Türkiye’yi de kapsayacak. Jeffery’in yazdıklarından Türkiye’ye, Türkiye’nin kendisine ifade edilmiş beklentilerine karşı sempatiyle baktığı anlaşılıyor. Güvenlik garantileri konusunu gündeme getirmesi bunun en bariz göstergesi. Fakat Amerika’da herkesin Türkiye’ye aynı şekilde bakıp bakmadığı tartışmalı. Ayrıca askerler ve istihbarat Amerika’nın Suriye’de kalmasının, sorunun sürüncemede bırakılmasının, SDG’nin desteklenmesinin kendileri için daha iyi olabileceğini düşünüyor da olabilir. Üstelik büyük devletler kendi aralarında anlaşınca küçüklerin çıkarları göz ardı da edilebilir.

2 yıl önce

Suriye’den kaçan Fatma Öğretmen, Esed rejimini anlattı: “Öyle işkenceler gördük ki roketle ölene gıpta ediyorduk”

Bekir Develi ile Peynir Gemisi’nin bu haftaki konuğu Fatma Öğretmen oldu. Fatma Hüseyin aslında bir öğretmen. Suriye’deki karışıklıklar başladığında 3 aylık diye Türkiye’ye geliyorlar ve artık dönemiyorlar. “ORADA SAVAŞ YOK, ORADA KATLİAM VAR” Suriye’de yaşanan katliamları, rejimin Türkiye ile Suriye halkının arasını bozmak için Türkiye’ye gönderdiği haydutları, sebepsizce evinden alınıp işkencede parçalanan insanları, ilk kez duyacağınız gerçekleri anlattı. “Orada bir savaş yok, orada katliam var” diyen Fatma Hüseyin şu sözleri her şeyi açıklıyor: ”Öyle işkenceler gördük ki, kurşunla ya da roketle ölene gıpta ediyorduk!”

2 yıl önce

Esed’in Türkiye’deki sözcüsü kim? İYİ Partili İlay Aksoy’un Esed aşkı çılgınlık boyutuna ulaştı…

İYİ Parti kurucularından İlay Aksoy’un, Türkiye Cumhuriyeti devletini karalayan ve dünyanın en büyük uyuşturucu çetesinin başı olarak gösterilen Suriye diktatörü Esed’i güzelleyen skandal açıklamalarına bir yenisi daha eklendi. Esed muhaliflerini vatan haini ve nankör olmakla suçlayan Aksoy’un, Türk milletine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘aptal’ diyen Suriyeli milletvekiline de cevap olarak “Resmi hükümetinizi tanımamız lazım” cevabını verdiği ortaya çıktı. Türk milletine hakaretler yağdıran Suriyeli milletvekili Fares Shehabi ile olan diyalogları iğrenç ilişkinin boyutlarını gözler önüne seriyor. ESED PROPAGANDASI İYİ Partili Aksoy’un Suriye diktatörü Esed‘e olan sevgisi sosyal medya paylaşımlarına ve katıldığı canlı yayınlardaki konuşmalara da sıkça yansıyor. Esed’in kötü bir insan olmadığını, Suriye’de Esed kontrolü altındaki bölgelerde huzur ve barış ortamının olduğunu, Esed muhaliflerinin ise vatan haini olduğunu söyleyen Aksoy, Türkiye’yi ise Suriye’de işgalci olarak tanımlıyor. ESED’İ SEVMEYENLERE ‘VATAN HAİNİ’ DEDİ İYİ Partili Aksoy, bugün sosyal medya hesabından yaptığı skandal paylaşımda Esed kontrolü altındaki bölgelerde çocukların huzur ve rahat içinde olduğunu söyleyerek, Esed zulmünden kaçarak sınırdaki güvenli bölgelerde yaşam mücadelesi veren çocukların ise içinde bulunduğu zor şartları bakın neye bağladı? TÜRKİYE’YE HAKARET İSİMLERLE SAMİMİYET Sürekli olarak Türk milletine Suriye’nin Halep milletvekili Fares Shehabi ile Twitter üzerinden konuşan Aksoy, Türk milletine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “aptal” diyen Esed’in milletvekili Shehabi’ye “Resmi hükümetinizi tanımamız lazım” cevabını vermişti. Suriyeli milletvekili Fares Shehabi ile İlay Aksoy’un aynı safta yer aldığını gösteren sosyal medya diyaloglarındaki ifadeler okuyanları dehşete düşürüyor. https://twitter.com/shehabifares/status/1486778535251427332?s=21 https://twitter.com/shehabifares/status/1482273400752123906?s=21 İLAY AKSOY’UN HAYRAN OLDUĞU ESED KİMDİR? ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times, 10 yılı aşkın bir süredir savaşın, şiddetin ve belirsizliğin devam ettiği Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esed’e yakın çevrelerin milyarlarca dolarlık bir uyuşturucu imparatorluğu kurduğunu ortaya çıkardı. Resmi belgeleri ve yazışmaları yayınlayan gazete, Esad’a yakın çevrelerin özellikle Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde çok popüler olan yasa dışı ve bağımlılık yaratan amfetamin, captagon isimli ürünün yoğun bir şekilde üretildiğini yazdı. Uyuşturucu ticaretinin ülkenin yasal ticaretini de katladığının altını çizen New York Times, “Bu operasyon, Suriye’yi dünyanın en yeni narko-ülkesi haline getirdi” yorumunu yaptı. https://twitter.com/yirmidorttv/status/1467956259504758787?s=21 KATİL ESED’İN KARDEŞİ OPERASYONUN BAŞINDA Uyuşturucunun üretim ve dağıtım sürecinin Suriye ordusu bünyesindeki dördüncü silahlı birlik tarafından takip edildiğini aktaran New York Times, bu birimin başında ise Suriye’nin en güçlü adamlarından biri olan ve Suriye lideri Esad’ın küçük kardeşi olan Mahir Esad’ın olduğunu hatırlattı. Çok sayıda ülkeye bu uyuşturucuların gönderildiğini fakat esas hedefin Arap ülkeleri olduğunu yazan gazete, diğer bölgelere gönderilen uyuşturucuların ise “hedef şaşırtmak için” gönderildiğini öne sürdü. https://www.youtube.com/watch?v=jcKuZsigjKE&feature=youtu.be

2 yıl önce

Esed güçleri tarafından kaçırılıp işkenceye uğrayan çocuk kurtarıldı

Esed rejimi, tüm uluslararası çağrılara rağmen, Rusya ve İran’ın desteğiyle 10 yıldır iç savaşın devam ettiği Suriye’de insan hakları ihlallerine devam ediyor. Dera’da küçük yaştaki bir çocuğu kaçırıp işkence eden Esed rejimine bağlı güçlerin, çocuğu serbest bırakmak için ailesinden 200 bin dolar fidye istediği ortaya çıkmıştı. Yerel kaynakalrdan alınan bilgiye göre, talep edilen paranın 140 bin dolarını toplayan Fawaz Ailesi, çocuklarını fidyecilerin elinden kurtardı. Fawaz Ailesi, çağrılarına sözle veya eylemle destek veren herkese teşekkür ederken, çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. https://twitter.com/haberortadogu/status/1492754942012051457?s=21 İŞKENCE GÖRÜNTÜLERİ SOSYAL MEDYADA YAYILDI Rejime bağlı silahlı güçlerin, ülkenin güneybatısında bulunan Dera’da küçük yaştaki çocukları kaçırıp işkence yaptığı görüntüler ortaya çıkmıştı. Kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişiler, Esed’e karşı yürütülen devrimci mücadelenin başlangıç noktalarından biri olan Dera’da reşit olmayan bir çocuğu kaçırmıştı. Esed güçleri tarafından soyularak kemerle dövülen çocuğun yaşadığı çaresizlik, sosyal medyada yayınlanan görüntülere yansımıştı. Türlü eziyetlere maruz kalan çocuğu serbest bırakmak için 200 bin dolar fidye istenirken, ailenin bu rakamın ancak yarısını karşılayabildiği öğrenilmişti.

2 yıl önce

Çocuklara işkence yapan ve ailelerinden fidye isteyen Esed’in Türkiye’deki gönüllü avukatından yeni skandal…

Esed rejimi, tüm uluslararası çağrılara rağmen, Rusya ve İran’ın desteğiyle 10 yıldır iç savaşın devam ettiği Suriye’de insan hakları ihlallerine devam ediyor. Dera’da küçük yaştaki bir çocuğu kaçırıp işkence eden Esed rejimine bağlı güçlerin, çocuğu serbest bırakmak için ailesinden 200 bin dolar fidye istediği ortaya çıkmıştı. Yerel kaynakalrdan alınan bilgiye göre, talep edilen paranın 140 bin dolarını toplayan Fawaz Ailesi, çocuklarını fidyecilerin elinden kurtardı. Fawaz Ailesi, çağrılarına sözle veya eylemle destek veren herkese teşekkür ederken, çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. İŞKENCE GÖRÜNTÜLERİ SOSYAL MEDYADA YAYILDI Rejime bağlı silahlı güçlerin, ülkenin güneybatısında bulunan Dera’da küçük yaştaki çocukları kaçırıp işkence yaptığı görüntüler ortaya çıkmıştı. https://twitter.com/haberortadogu/status/1492754942012051457?s=21 Esed güçleri tarafından soyularak kemerle dövülen çocuğun yaşadığı çaresizlik, sosyal medyada yayınlanan görüntülere yansımıştı. Türlü eziyetlere maruz kalan çocuğu serbest bırakmak için 200 bin dolar fidye istenirken, ailenin bu rakamın ancak yarısını karşılayabildiği öğrenilmişti. ESED GÖNÜLLÜSÜ İLAY AKSOY’A GÖRE ÇOCUĞU ESED KURTARMIŞ Esed hayranlığı yüzünden Türkiye’yi de karalayan skandal paylaşımlara imza atan İYİ Partili İlay Aksoy, bu defa da Esed’in askerleri tarafından fidye amacıyla kaçırılan çocuğu Esed’in kurtardığını iddia etti. https://twitter.com/ilay_aksoy/status/1492907141337915394?s=21 Aksoy’un daha önce de defalarca yapmaya çalıştığı Esed güzellemelerine Türkiye’de yaşayan Suriyeli gazeteci Ahmed Hamo tepki gösterdi. https://twitter.com/ahmethamou/status/1492908588796461064?s=21

1 2 3 4