09 Mayıs Perşembe 2024
3 yıl önce

HDP'li vekilden polise hakaret: Terbiyesiz, sicilini ver bana

hdp, kars, ankara başsavcılığı, kobani, pervin buldan, ayhan bilgen, polis, hakaret, terbiyesiz, sicilini ver bana

3 yıl önce

HDP’lilerden Şehit Ailelerine terbiyesizlik!

şırnak, hdp, şehit ailelerine terbiyesizlik, terör örgütü pkk, hdp il başkanlığı

3 yıl önce

Ümit Özdağ: Ekrem İmamoğlu bana büyük terbiyesizlik yaptı

İYİ Parti'den ihraç edilen İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, konuk olduğu bir programda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. İmamoğlu'nun kendisine büyük bir terbiyesizlik yaptığını ve buna rağmen kendisini desteklediğini söyleyen Özdağ, "Bu terbiyesizliği kamuoyu ile paylaşmayacağım" dedi

3 yıl önce

Ümit Özdağ'dan HDP'li Garo Paylan'a çok sert 'Talat Paşa' yanıtı: Terbiyesiz tahrikçi adam

HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, 1915 olaylarına ilişkin skandal bir paylaşımda bulundu. Yaşananları 'soykırım' olarak nitelendiren Garo Paylan, Talat Paşa'yı da 'soykırımın mimarı' şeklinde tanımladı. Paylan, tepki çeken açıklamasında "106 yıl sonra, Soykırımın mimarı Talat Paşa isimli caddelerde yürüyoruz. Talat Paşa isimli okullarda çocuklarımızı okutuyoruz. Almanya’da bugün Hitler isimli caddeler olsaydı, Hitler isimli okullarda çocuklar okusaydı nasıl bir Almanya olacaksa, öyle bir Türkiye’de yaşıyoruz. " ifadesini kullandı. "TALAT PAŞA DENEYİMİ YAŞAYACAKSIN" İYİ Parti'den istifa eden ve yoluna bağımsız olarak devam eden İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ ise Paylan'a sert sözlerle yanıt verdi. Özdağ, yanıtında şunları söyledi: "Terbiyesiz tahrikçi adam. Çok memnun değilsen çek git cehennemin dibine. Talat Paşa vatansever Ermenileri değil senin gibi arkadan vuranları sürdü. Sen de zamanı gelince bir Talat Paşa deneyimi yaşayacaksın ve yaşamalısın."

2 yıl önce

Katarlılara sınavsız tıp iddiası... Erdoğan: Bu ne terbiyesizliktir? Tepeden tırnağa hepsi yalan

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları: AK Parti toplantılarında söz alan her bir vekilimiz özgürce fikirlerini söylüyor. Her hususu samimiyetle görüşme fırsatı buluyoruz. Dünkü MYK toplantımızda da söyledim, Türkiye 2023'e yaklaştıkça partimize, hükümetimize yönelik saldırıların artacağı anlaşılıyor. Güya muhalefet partisi olan ve onlarla yürüyenler bu kampanyaya ortak olmaktadır. CHP giderek daha yıkıcı şekilde bizi hedef alıyor. Siyaseyi kirleten bir müsilajla karşı karşıyayız. CHP'nin başını çektiği bu siyasi müsilaj her türlü yalanı sosyal medya ağı ile milletimizin üzerine yağmur gibi yağdırmaktadır. Sehven yanlış bilgi verme değil bilinçli bir yalan ve çarpıtma hali hatta stratejisi yürütülmektedir. Böyle değilse durum daha vahim demektir. Türkiye CHP zihniyetinin yalan ve iftira zulmüne maruz kalmaktadır. Adı da yalan terörüdür.   KILIÇDAROĞLU ARTIK PSİKİYATRİNİN KONUSUDUR Herkes yolsuzluk yapmaktadır, herkes hırsızdır. Herkes banka soyguncusudur. Herkes yanlıştır, herkes kötüdür. Kendini kaybetmiş bir ruh hali ile karşı karşıyayız. Bizim bunca yalanı büyük bir keyifle ardı ardına sıralayan siyasetçi sıfatlı bu ruh hastasına ayıracak tek saniyemiz yoktur. Hukuk önünde hesap sorulacak hususların avukatlarımız vasıtasıyla elbette takipçisiyiz. CHP Genel Başkanı artık siyasetin değil tıp ilminin, psikiyatrinin konusudur. Hakikate bağını bu denli bağını koparmış insana doktorlar teşhis koyacaktır, inşallah tesavisi de mümkündür. Yalan ve ifitra meselesinde tek sorun CHP'nin başındaki zat olsa mazurdur der geçeriz. Ama bu mesele sosyal medyada giderek büyüyen bir sorun halini almıştır. Avrupa'dan Amerika'ya kadar demokrasi ile yönetilen her yerde bu sorun tartışılmaktadır. Bir çok ülke çeşitli kanuni düzenlemelere gitmelktedir. Bu hukuki adımların benzerlerini bizim de acilen gündemimize almamız gerekiyor.  6 ay sonra erken seçim varmış. Bay Kemal öyle diyor. Bunlar yalan makinesidir.  Ama bir şeyi bilmeleri gerekiyor, Haziran 2023 Türkiye'nin seçim takvimidir. Cumhur İttifakı olarak kararımız budur. Rabbim, kendileri ayrımcılığa maruz kalmadıkları halde müphem CHP iktidarından ülkeyi muhafaze eylesin diyorum. 'Kimse belediyelerden çıkarılmayacak' demedi mi? Dedi. O günden bu yana belediyelerden personel atılıyor mu? Atılıyor. AK Partili oldu mu dayanması mümkün değil hemen kapıya koyuyorlar. Ülkemizi bu hastalıklı zihniyetin eline bırakmamak için çok daha fazla çalışacağız. Girmedik ev, dokunmadık gönül bırakmayacağız.Yıkım siyaseti CHP zihniyetinin genlerinde var. Bu ülkede Osmanlı'dan miras demiryolu projelerinin hepsini de Gazi Mustafa Kemal'den sonra CHP rafa kaldırmıştır. Keban Barajı'na bile bunlar karşı çıkmıştır. Kabiliyetl, mühendislerimiz tarafından üretilen motorların hepsi CHP tarafından sabote edilmiştir. Vurulan her fabrika kazmasının önüne CHP dikilmiştir. İstanbul Boğazı'nın üzerine gerdanlık gibi dizilen 3 köprünün her birine CHP karşı çıkmış, engellemek için elinden geleni yapmıştır. BUNLAR DEVLET DEĞİL ZİLLET Son olarak Kanal İstanbul için aynı takozluğu yapmaya çalışıyorlar. İş insanlarından bankacılara kadar herkesi tehdit ettikleri yetmezmiş gibi yatırımlarını Türkiye'ye çekmek için çalıştığımız ülkelere parmak sallayacak kadar muvazeneyi yitirdiler. 'Kredi verecek olursanız bunları ödemeyiz' diyorlar. Bunlar daha şimdiden devlet nedir, devlet yönetmek nedir? Bunlardan haberleri bile yok. Uluslararası tahkim mekanizması var. Bundan da haberleri yok. İktidar olduk, bizden önceki borçlanmaları ödemedik mi? Ödedik, ödüyoruz. Ama bunlar devlet değil zillet.  Lafa gelince bizi tek adamlıkla itham edenler ama kendileri millete zerre kadar saygılarının olmadığını açıkça ortaya koymaktalar.  KANAL İSTANBUL PROJESİ Biz muhalefetle ülkenin önüne çıkardığı engellerin değil millete kazandıracağımız eserlerin kavgasını yapmak isterdik. Mesela biz Kanal İstanbul dedik, onların daha cazip bir poje önermesini beklerdik. Biz şehir hastaneleri dedik, sağlık hzimetleri ücretsiz olacak dedik, onlardan çok daha ilerisini duymak isterdik. Karşımızda mızıkçı çocuklar gibi 'yaptırmayız da yaptırmayız' diyen, proje üretemeyen CHP var. Onun için diyoruz ki biz 19 yıldır kendi kendimizle yarışıyoruz. Türkiye bunca esere nasıl CHP'ye rağmen sahip olmuşsa Kanal İstanbul'a da sahip olacaktır. Bu projeyi şehrin geleceğini kurtaracak bir  eser olarak görüyoruz.  Altyapı deplase çalışmalarının ardından kanalın kazısına da süratle başlıyoruz. Kanalın her iki tarafına inşa edilecek şehirler depreme hazırlık için kentsel dönüşüm çalışmalarında yaşanacak sıkışıklığı giderme çabasıdır. Özellikle şu anlatacaklarımı aziz milletimin dikkatle takibini rica ediyorum. Uzunluğu 45 km. Taban genişliği en dar yerinde 275 metre, derinliği 20.75 metre olan Kanal İstanbul'un şimdiden ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Hedefimiz bu projeyi 6 yıl içinde tamamlayarak hizmete sunmaktır. İstanbul'a karşı sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin Kanal İstanbul'la ilgili ileri geri konuşmaları kendilerini komik duruma düşürmekten başka işe yaramaz. Neymiş efendim bu proje yeteri kadar tartışılmamış. Biz bu projeyi 11 yıl önce açıkladık, o günden beri tartıştık. Bunlar sadece yalan üretsinler, milleti aldatmaya kalksınlar.  Milletimiz yaşanan her şeyi görüyor, kafa ve gönül hanesine not ediyor. Bu projenin en önemli özelliklerinden bir tanesi de kentsel dönüşüm noktasında ciddi bir yükü alacak olmasıdır. Yanı başında Avcılar var. Vatandaşlarımıza 'Size yerler hazırladık, buralara yerleşebilirsiniz' diyeceğiz. Depreme dayanıklı yeni konutlar inşa etmek suretiyle de İstanbul'umuza yeni konutlar yapıyoruz. CHP zihniyeti hep olduğu gibi eser düşmanlığı yaparak ülkenin ve milletin sevincini gölgelemenin peşindedir. KATARLILARA SINAVSIZ TIP İDDİASI... BU NE DENSİZLİKTİR Katarlı öğrencilerin sınavsız tıp fakültesine gireceği yalanını utanmadan 2 milyon 600 bin öğrenciye saygı duymadan tekrarlayacak kadar alçalabilen bir kafa bulunuyor. Bu ne densizliktir, terbiyesizliktir. Bu ülkenin bizimle olan bu ilişkilerini bir kenara koyup Katarlı öğrenciler sınavsız üniversiteye gireceksiniz diyor. Tepeden tırnağa hepsi yalan. Yalan ve iftira bataklığına öylesine gömülmüş durumdalar ki önlerine gelen bilginin doğruluğu bunları zerre kadar ilgilendirmiyor. 1994 yılından beri var olan askeri işbirliği protokolünün Katar'la da imzalanmasından ibarettir. Sınava giren öğrencilerin ve ailelerin moralini bozmanın kime ne yararı olmuştur. Aynı yalanı paylaşan sosyal medya mecraları en küçük bir hicap duymuşlar mıdır? Böyle bir kepazeliği aklımıza, vicdanınımıza sığdırabilmemiz mümkün değildir. Aynı yalanı inatla sürdüren bir partiye ülkenin hangi kritik meselesi bırakılabilir. Ülkemizin tüm gençlerinin gördükleri yerde Kılıçdaroğlu'nun yakasına yapışıp bunun hesabını soracaklarına inanıyorum.  Yaptıkları bir eser sözkonusu değil. Herhangi bir yerde çeşmenin musluğunu açmaya gidiyor, açılış töreni diye adını koyuyor. Arıtma tesisini temel atmama töreni... Bunlarla uğraşıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihine yeni yeni gidiyor. Şu müsilaj olayında da ortaya koydukları tezleri öğreniyoruz. Meselenin asla hakikati aramak olmadığını yaşadığımız tecrübe ile biliyoruz. İzmir'in durumu ortada. Meydanı bu yalan ve iftira tüccarlarına bırakmayacağız. Bıkmadan, usanmadan milletimize hakikatleri anlatacak, seçimler geldiğinde hak ettikleri şekilde hüsrana uğramalarını temin edeceğiz.

1 yıl önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ağza alınmayacak hakaret! AK Parti: Bu terbiyesizliğin sebebi CHP üst yönetimidir

Fenerbahçe-Ümraniyespor maçı öncesi Kadıköy'de bir grup taraftar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için ağza alınmayacak sözler sarf etti. Bu çirkin anlar, sosyal medyadan da paylaşılınca tepki gördü. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a küfür edip video çeken kişinin, CHP İstanbul teşkilatının önemli isimlerinden iş insanı Ali Oral'ın oğlu Berkan Oral olduğu iddia edildi. https://twitter.com/bilgiedinelim/status/1556985025995866112?s=21&t=0wBGyrnDECXj5aqaMLxrpA AK PARTİ: BU TERBİYESİZLİĞİN SEBEBİ CHP ÜST YÖNETİMİDİR Yaşanan skandalın ardından AK Parti'den söz konusu görüntülere tepki geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, "CHP'li bir grubun, dün akşam oynanan bir maç öncesinde alkol alarak Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret etmeleri en basit ifade ile terbiyesizliktir. Bu terbiyesizliğin ve düşüklüğün sebebi, siyaseti bir yalan ve hakaret çukuruna çeviren CHP üst yönetimidir." sözleriyle duruma tepki gösterdi. https://twitter.com/avhamzadag/status/1556989507584540675?s=21&t=0wBGyrnDECXj5aqaMLxrpA

1 yıl önce

Muharrem İnce'den TTB Başkanı Fincancı'ya tepki: Terbiyesize bak

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, CHP’yi eleştirerek, “Biri çıkıyor, ’TSK kimyasal silah kullandı’ diyor. Terbiyesize bak, kimyasal silah TSK’nın envanterinde yok. Hiçbir zaman kullanmamış, PKK’ya yağcılık yapıyor. Hepsine yakışıyor da Atatürk’ün partisine yakışıyor mu? Bence yakışmıyor. Bu yüzden dolayı ben de kendimi oraya yakıştıramadığım için ayrıldım” dedi. “Atatürk’ün partisine yakışmıyor” Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın, “TSK kimyasal silah kullanıyor” iddiasını CHP’nin de desteklediğini ileri süren İnce, “Seçimde yüzde kaç alacağımızla ilgilenmiyorum, barajı geçeceğimizi biliyorum, neden ilgilenmiyorum? Çünkü haklı olduğumuzu biliyorum. Haklı bir davanın peşindeyiz, kimsenin hakkını yemiyoruz. Doğruya doğru, yanlışa, yanlış diyoruz. Mesela -Ne işimiz var Libya’da- demiyoruz, -Libya’ya asker gönderin- diyoruz. Niye? Akdeniz’deki hakkımızı korumak için. CHP gibi, -Azerbaycan’a niye yardım ediyorsun- demiyoruz. Onun için CHP’den ayrıldım zaten. Azerbaycan’a daha fazla yardım edilmesini istiyoruz. Libya tezkeresine İYİ Parti ’Evet’ oyu veriyor. CHP ’Hayır’ oyu veriyor. Biri çıkıyor, ’Türk Silahlı Kuvvetleri kimyasal silah kullandı’ diyor. Terbiyesize bak, kimyasal silah TSK’nın envanterinde yok. Hiçbir zaman kullanmamış, PKK’ya yağcılık yapıyor. Hepsine yakışıyor da Atatürk’ün partisine yakışıyor mu? Bence yakışmıyor. Bu yüzden dolayı ben de kendimi oraya yakıştıramadığım için ayrıldım. İnsan üstü bir gayretle çalışacağız. Her gördüğüm insanla konuşacağım. Bir oy bir oydur” ifadelerini kullandı.

1 yıl önce

Meral Akşener'den CHP'ye yaylım ateşi: Beceremediniz! Terbiyesiz, fırsatçı ben oldum

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun davasıyla ilgili süreçte Kılıçdaroğlu'nun olmadığı bir görüntü çizilerek organizasyon yapılmasına ilişkin ilk kez konuştu. Akşener'in açıklamaları şöyle: KILIÇDAROĞLU'NU ARADIM AMA ULAŞAMADIM Kılıçdaroğlu'nu da aradım Ekrem Bey mevzusunda. Onu da yani beş kişi aradı oraya çağırdım, ben de gidiyorum dedim. Kemal Bey'e ulaşamadım. Sonuç itibariyle bakın çok basit bir şey söyleyeyim. Yani her şey problem de biz değiliz bunu anlatmaya çalıştım. EKREM BEY BANA "KALIR MISINIZ?" DEDİ Şimdi mesela ben gittim Ekrem Bey bana dedi ki; kalır mısınız? Bir de ayrıca genel başkan olarak böyle bir genel başkan seçimine katkıda bulunmuş Cumhuriyet Halk Partisi listesinden girmiş ama Millet İttifakı'ndan bu 31 Mart'ı yapalım diye teklif etmiş bir genel başkanım. Normal şartlarda hadi yüzde 70'i onların olsun yüzde 30'unda da katkımız olduğunu varsayalım. Bir belediye başkanı konuşurken orada durmaz kardeşim. ERTESİ GÜN "AHMAK, GERİZEKALI, FIRSATÇI" OLDUK Protokolü var ben durdum. Şimdi soru şu; ya bu kadın bu insan bu siyasetçi bunları niye yapıyor. Bunun karşılığı ertesi gün ne oldu ahmaklık, gerizekalılık. GERİZEKALI HER YERDE MEVCUT Bak daha enteresan bir şey söyle aynı işte gerizekalı her tarafta mevcut. Fırsatçı oldum, terbiyesi oldum saygısız oldum iç işlerine karışıyor oldum. Biz ne yapardık? Kendim için demiyorum. Biz ne yapardık. Almanya'ya gitmesinde sayın Kılıçdaroğlu'nun bir problem yok. YANINDAKİLER BENİ ARASALARDI Sayın Kılıçdaroğlu'nun yanında bulunan o muhteremler benim yanımdaki arkadaşları ya da onlar yoksa beni ararlardı. Ben yukarı çıktığımda hani Hande Fırat'la Sayın Erdoğan 15 Temmuz'da konuştu... Benim telefonumdan bu düzenek kurulur arardı ve sayın Kılıçdaroğlu'nu ben halka gösterirdim. KURMAY ZEKA BUNU AKIL EDER Ne olurdu kardeşim ne olurdu. Çok yakın çalıştım dönemde bunu akıl eder kurmay zeka. Sonuç beceremediniz. Sonra ne oldu terbiyesiz, fırsatçı, saygısız ve de içişlerine karışıyor oldum. Dolayısıyla sürekli olarak İYİ Parti üzerinden analiz yapmak yerine bu manada biz birçok şeye gayet dikkatliyiz. "BU MASA NOTER GÖREVİ İÇİN KURULMADI" Benim bildiğim Sayın Kılıçdaroğlu adayın ortak belirleneceğini kendi ilan etti. Sayın Bülent Kuşoğlu ile başlayan sözler var. Bu masanın Sayın Kılıçdaroğlu'nun adaylığı için kurulduğu yönünde ve bunu tekzip eden olmadı. Bu kabul gören bir durumsa o zaman rol icabı kurulmuş bir masa olur. Benim bilgim içinde bu masa noter görevi görmeyecek. "KUŞOĞLU'NUN SÖZLERİ HALA DURUYOR" Bizim arkadaşlarımızın görüşleri çarpıtılabiliyor. Sayın Cihan Paçacı bir beyanat verdi, yanlış anlaşılmış bir beyandı. Hatta yakın oldukları için sayın Kılıçdaroğlu'nu karşılama görevini Cihan ve Koray bey almıştı. Sonra Cihan bey istifa etti. Kemal bey istifasını istemedi, Cihan abi kendi istifa etti. Yanlış anlaşılmaya müsait bir şey çıkınca sonuç bu oldu. Cihan bey böyle bir şey yapmasaydı CHP ne yapacaktı acaba? Sayın Kuşoğlu'nun sözleri hala duruyor burada.