04 Aralık Pazar 2022

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında dosya savaşı

CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasında dosya savaşı

Bakan Soylu, telefonlarının dinlenildiğini iddia eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Konuşmalarını kaydetseydik Pensilvanya ile konuşmasını duyardık” diye karşılık vermişti. Kılıçdaroğlu hakkındaki iddiaya, CHP’ye yakın medyanın bir kısmının olağanüstü ilgi göstermesi. Neden acaba?

 

Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, Kemal Kılıçdaroğlu ile Ekrem İmamoğlu arasındaki dosya savaşlarına köşesinde yer verdi. İşte o yazı:

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, telefonlarının dinlenildiğini iddia eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, “Konuşmalarını kaydetseydik Pensilvanya ile konuşmasını duyardık” diye karşılık vermişti.

 

Soylu, Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile diş muayenehanesinde görüştüğünü ve 15 Temmuz’dan önce gerçekleşen görüşmede, “Yurtta barış, dünyada barış” sloganının konuşulduğunu söylemişti.

 

Her konuda video çekip, gece yarısı tweet’ler atan Kılıçdaroğlu bu iddia karşısında suskunluğunu koruyor. Ama CHP’de başka ilginç bir gelişme yaşanıyor. Nedir o?

 

Süleyman Soylu daha önce de bu iddiayı gündeme getirmişti. Hem de bir defa değil, birkaç kez. Ama o zaman CHP’ye yakın medya sessiz kalmıştı. Bu kez muhalif medya Soylu’nun iddialarına ilgi gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun, Pensilvanya ile o dönem danışmanı olan diş doktoru Ali Arif Özzeybek’in muayenehanesinde görüştüğüne dair dosyayı yayınladılar. Ali Arif Özzeybek ise görüşmeyi yalanlamadı, sadece “Ben bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum” demekle yetindi.

 

Soylu, Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile diş muayenehanesinde görüştüğünü ve 15 Temmuz’dan önce gerçekleşen görüşmede, “Yurtta barış, dünyada barış” sloganının konuşulduğunu söylemişti.

 

Her konuda video çekip, gece yarısı tweet’ler atan Kılıçdaroğlu bu iddia karşısında suskunluğunu koruyor. Ama CHP’de başka ilginç bir gelişme yaşanıyor. Nedir o?

 

Süleyman Soylu daha önce de bu iddiayı gündeme getirmişti. Hem de bir defa değil, birkaç kez. Ama o zaman CHP’ye yakın medya sessiz kalmıştı. Bu kez muhalif medya Soylu’nun iddialarına ilgi gösterdi. Kılıçdaroğlu’nun, Pensilvanya ile o dönem danışmanı olan diş doktoru Ali Arif Özzeybek’in muayenehanesinde görüştüğüne dair dosyayı yayınladılar. Ali Arif Özzeybek ise görüşmeyi yalanlamadı, sadece “Ben bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum” demekle yetindi.

 

15 TEMMUZ’UN SLOGANI

 

Burada önemli olan iki nokta var. Görüşmenin 15 Temmuz’dan önce gerçekleştiği ifade ediliyor. İlginç olanı, 15 Temmuz darbe girişiminin bildirisinin altında “Yurtta Sulh Konseyi” ismi yer alıyordu. Görüyoruz ki o slogan Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’dan birkaç ay önce Pensilvanya ile görüşmesi sırasında “Yurtta barış, dünyada barış” olarak telaffuz edilmiş.

 

Pensilvanya’nın 15 Temmuz darbe girişiminin hazırlıklarına 1 Kasım seçimlerinin hemen ardından başladığı ortaya çıktı. Belli ki darbenin sloganı da önceden belirlenmiş. Ama bunun Kılıçdaroğlu ile görüşme sırasında kullanılması önemli.

 

İMAMOĞLUCU MEDYANIN İLGİSİ

 

Bence ikinci ama daha önemli bir nokta var ki, o da Kılıçdaroğlu hakkındaki iddiaya, CHP’ye yakın medyanın bir kısmının olağanüstü ilgi göstermesi. Neden acaba?

 

Bu sorunun cevabını bulmak üzere kulislere kulak kabarttım. Karşıma CHP içindeki kamplaşma çıktı. Cumhurbaşkanı adaylığı için Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasında müthiş bir güç mücadelesi yaşanıyor. Kılıçdaroğlu’nun baş başa görüşmesine rağmen İmamoğlu geri adım atmıyor. 

 

Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça bu rekabet hızlanmaya başladı. İmamoğlu, Kılıçdaroğlu mücadelesinde yeni bir aşamaya geçildi. İmamoğlucularla, Kılıçdaroğlucular ayrışmaya başladı. CHP’deki kurultay sürecinin ertelenmesinin tek nedeni seçimler değil. 

 

İmamoğlu - Kılıçdaroğlu mücadelesinin kurultay sürecinde kıran kırana bir savaşa dönüşmesini önlemek için kurultayı ertelediler.

 

CHP’de belediye başkanları, il teşkilatları ve milletvekilleri arasında İmamoğlucular ve Kılıçdaroğlucular ayrışması başladı. Ama asıl mücadele İmamoğlu’nu destekleyen medya ile Kılıçdaroğlu’nu destekleyen gazeteciler arasında yaşanıyor. Belediye imkânlarını kullanarak İmamoğlu bu yarışta öne geçmiş gözüküyor.

 

DOSYALAR TUTULUYOR

 

Kılıçdaroğlu’nun Pensilvanya ile görüşmesine daha önceki yıllarda ilgi göstermeyen muhalif medyanın şimdi gündem yapmasının altında bu mücadele yatıyor. Artık Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu ekipleri birbirleri hakkında dosyalar tutmaya başladılar.

 

MESUT YILMAZ- HASAN CELAL GÜZEL OLAYI

 

Sizi buradan alıp ANAP’taki liderlik mücadelesine götürmek istiyorum. Özal’dan sonra ANAP’ın başına geçmek için kıran kırana bir mücadele yaşanıyordu. Mesut Yılmaz’ı, TÜSİAD başta olmak üzere İstanbul’un iş dünyası, Semra Özal, liberaller ve merkez medya destekliyordu. Başbakan Yıldırım Akbulut ise klasik parti tabanından destek alıyordu. Ama Özal ailesini karşısına almıştı. Özal’ın, “Tank Hasan” adını taktığı Hasan Celal Güzel’i ise muhafazakâr-milliyetçi taban ile “milli unsurlar” istiyordu. Hasan Celal Güzel, içinde trajik bir trafik kazasında hayatını kaybeden Hande Mumcu’nun da yer aldığı “Özal-Bush görüşmesinin tutanakları” iddialarıyla tasfiye edildi.

Bunu niye hatırlattım?

 

MASONLUK İDDİASI

 

Parti içi muhalefet kimi zaman çok ilginç tasfiyelere neden olabiliyor.

Demirel’in mason olduğuna dair iddialar da yine AP kongresi öncesinde gündeme taşınmıştı. Parti içi rakipleri tarafından.

 

ANAP kongresi öncesinde de Mesut Yılmaz’ın mason olduğuna dair bir dosya dolaştırılıyordu. Mesut Yılmaz’a ulaşıp elimdeki dosyanın ışığında mason olup olmadığını sormuştum. İddialardan haberi olmuştu. İddia edilen belgeyi incelettiğini, sahte olduğunu ve sonradan üretildiğinin tespit edildiğini söylemişti. Mason olmadığını söyleme gereği duymuştu.

 

İnsan yaşlı olunca bunları hatırlıyor.

Bakalım CHP’deki Kılıçdaroğlu-İmamoğlu mücadelesi bizi nerelere götürecek?

 

KOÇERO’NUN GÜLÜ CHP’NİN SINAVINA DÖNÜŞTÜ

 

KOD adı “Koçero Meleti” olan PKK’lı terörist Volkan Bora ile PKK kampında eli silahlı fotoğrafları çıkan HDP Milletvekili Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili ilk toplantı perşembe günü yapılacak. Anayasa-Adalet Karma Komisyonu ilk toplantısında bir hazırlık komisyonu oluşturacak. Semra Güzel, hazırlık komisyonunda yazılı ya da sözlü olarak savunma yapabilecek. HDP milletvekili aynı hakkı Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmeler sırasında da kullanabilecek. Kendini nasıl savunacak, merak ediyorum. “O kalaşnikof sözlüm tarafından nişan hediyesi olarak takıldı, aileler arasında nişanlanmıştık, PKK kampında balayımızı geçiriyorduk” mu diyecek bilemiyorum. Kafanızı karıştırmadan madde madde PKK kampında silahlı, Meclis’te milletvekili olan Semra Güzel olayını anlatmak istiyorum.

 

1- KCK KONTENJANINDAN

 

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel hakkında komisyonda 34 dosya var. Ama ikisi ele alınacak. 2019 yılında yürütülen PKK’yla ilgili bir soruşturma kapsamında Semra Güzel hakkında 2021 yılı mart ayında PKK üyeliğinden fezleke düzenlenmiş. KCK Konseyi tarafından sevgilisi Koçero Meleti’nin 2017 yılında Adıyaman’da düzenlenen bir operasyonda etkisiz hale getirilmesi nedeniyle, “değerli aile” kontenjanından milletvekili olarak önerilmiş.

 

2- İLAÇLAR KARE KODUYLA BELİRLENDİ

 

Adıyaman’da PKK’lılara yönelik olarak düzenlenen operasyonda PKK’lıların kullandığı eşyalar arasında bulunan ilaç kutularının kare kodlarının incelenmesi sonucunda hangi eczaneden verildiği ve hangi doktorlar tarafından yazıldığı tespit edildi. Türk Tabipler Birliği Diyarbakır Şube Eş Başkanı olduğu dönemde Semra Güzel ile Behçet Yıldırım’ın teröristlerin tedavisinde kullanılmak üzere ilaç yazdığı belirlendi.

 

3- 2016 YILINDA GİTMİŞ

 

Semra Güzel’in PKK kampındaki silahlı fotoğraflarının yayınlanması üzerine düzenlenen fezleke ise geçen hafta Meclis’e ulaştı. Burada Semra Güzel’in çözüm sürecinde değil, PKK’lı kurye Hasan Doymaz’ın ifadesine göre 2016-2017 yıllarında PKK kampına gittiği ortaya çıktı. PKK kampındaki eli silahlı HDP milletvekili Semra Güzel’i değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutan Kılıçdaroğlu bu işe ne diyecek?

 

4- CHP NE YAPACAK?

 

Semra Güzel’in dokunulmazlığının kaldırılması oylaması CHP ve İYİ Parti hakkında da bir sınava dönüşecek. Meral Akşener, dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy kullanacaklarını açıkladı. Hakkını teslim etmek gerekiyor. Ama Irak ve Suriye tezkeresinin oylamasında HDP ile birlikte hareket eden CHP’nin tutumu ise merak ediliyor. PKK’da “Koçero Gülü” şifresini kullanan Semra Güzel’in oylaması CHP’nin sınavına dönüştü.

Yeni Yorum