28 Kasım Pazartesi 2022

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | Çürük Elma Şekeri!

Naif Analiz - Ali Naif Çakar | Çürük Elma Şekeri!

Hayat kolay kazanılmıyor.

28’inde genç denebilecek bir vatandaşın lüks hayatı ve uyuşturucu kullanımı ekranlarda, sosyal medyada dolaştıkça dolaşıyor.

Vatandaş demişken Kürşat Ayvatoğlu adlı bu vatandaşın kendisini bu kadar ön plana çıkaran bir niteliğinin olduğunu da unutmamak gerekli.

Evet, bu vatandaş AK Parti’nin karargâhı olan genel merkez binasında çalışıyordu.

 

Lüks ve şatafat içinde olmadığı, kokain kullandığı fotoğrafların dışındaki görüntülere bakınca, eli yüzü düzgün bir genç profili karşımıza çıkıyor.

İşte asıl mesele de burada başlıyor.

 

Türkiye’nin başkentinde olmak her zaman daha nitelikli bir çevreye daha yakın olmak demektir.

Başkent demek bürokrasinin, siyasetin ve iş dünyasının ilişki ağlarının içinde konumlanmış olmak demektir.

 

Öğrettikleri ve tecrübesiyle iyi niyetliye bir fırsat, kötü niyetliye bir felakettir başkent.

Bu nedenle yazının bundan sonraki kısmında Kürşat Ayvatoğlu’nu bir şahıs ya da birey olarak değil bir temsili profil olarak ele alacağım değerli okurlar.

 

Bu profilin AK Parti Genel Merkezinde değil de, CHP’de ya da mecliste temsil edilen diğer partilerde olduğunu düşünün; eğer sonucun teknik olarak farklı olacağını düşünüyorsanız bu yazıyı okumaktan vazgeçiniz.

 

Siyasetin getirdiği ilişkiler ağını kullanmak isteyen ve bu yolla kolay yoldan zenginleşmeyi amaç edinen bir ilkesizlik profilinin maalesef bu ülkede yok olduğunu söyleyemeyeceğim.

 

Bu arada nedense aklıma geldi; HDP’nin tecavüzcü ve kadına şiddet uygulayan vekilleri meselesini hatırlarsınız. Hem terör örgütüyle bağı olan bir yerde siyaset yapacaksınız, hem tecavüzcü olacaksınız ve meselenin üstü kendiliğinden örtülüp gidecek, orada toplumsal hassasiyet kasmayacaksınız.

 

Enteresan!

 

Milyonlarca insanın oy verdiği, üyesi olduğu siyaset yaptığı partilerde profesyonel olarak çalışan insan kaynağının ve gönüllü olarak çalışanların da tam olarak kim olduklarını ve neler yapabileceklerini tahmin edebilen bilimsel veya insan sarraflığı misyonunda bir mekanizmadan haberi olan varsa beri gelsin.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamasında ki siyasi sorumluluk, narkotik suçlarla mücadeledeki kararlığının yanı sıra, kullandığı çürük elma misali de son derece kıymetli bir husus…

 

Çürük elma, yanındaki diğer elmaları da çürütür.

Buradaki temsili profilimizde elmanın çürüdüğü apaçık ortada.

Ancak bu çürük elmanın gücü sağlam elmaları çürütmeye yetmemiş.

Neden mi?

Çok basit, bu çürük elma, kendini şekerle kaplayıp çürüğünün üstünü örtmesi nedeniyle şeker erir erimez çürükte ortaya çıkmış.

 

Bu profilin medyaya yansıyan ilk savunmasında, pudra şekeri olarak izah etmeye çalıştığı uyarıcı narkotik maddenin ve maddi gücü nispetinde ucuzundan pahalısına uyuşturucuya bulaşanların durumunun konu edilmemesi acı bir meseledir.

 

Türkiye’deki tepkiselliğin ve kamuoyunun ortak bir vicdanı olmadığını, söz konusu iktidarı eleştirmekse insanlık dâhil olmak üzere gerisinin teferruat olduğu bir sosyal medya halinin oluştuğunu görüyoruz.

 

Uyuşturucuyla çetin bir mücadele yürütülürken, narkotik birimleri başarılı operasyonlar yürütürken, bağımlılıkla mücadelede eğitimler ve kampanyalar yoluyla kitlesel farkındalık oluşturulurken, maalesef bu ülkenin muhalefetine ait vicdanın diplerde gezindiğine şahitlik ediyoruz.

 

Adlî ve idari mekanizmalar, haksız kazanç elde etme ve zenginleşme konusunda gereğini yapmakla mükellefler… Diğer yandan uyarıcı madde kullanmayı kendi dilinden pudra şekeriyle izah eden belli ki bu “mahcup profilin!” ortada bir bağımlılık problemi var.

 

İktidar partisini yerden yere vurmak için, bu profilin şahsını ve karakteristik zayıflığını fırsat bilen muhalif güruha son bir laf etmek istiyorum.

 

İyi ki iktidar değilsiniz, sizin anlayışınızın iktidar olduğu bir yerde bağımlılık ve madde kullanımı başını alır gider.

 

Bu temsili profilin nezdinde tüm benzer durumdakilere insani hassasiyetlerle bakmayan, dünya görüşlerinin diğer her şeyi gölgelediği bir yerde bu profilin bağımlılıktan kurtarılması ve hukuk nezdinde hesabını verdikten sonra normal ve sağlıklı bir birey olarak hayatına devam etmesi herkesin sorumluluğundadır.

 

Ancak siyasi muhalefet ve onun güdümündeki kitlesellik, meseleye sadece insani olarak bakma erdemini gösterememiş, yine “sınıf tekrarına” takılmıştır.

 

Bağımlılıkla ve uyuşturucuyla mücadele yine her zamanki gibi insani ve vicdani gerekçelerle siyasi iktidarın sorumluluğunda yürüyecektir.

Türkiye’de iktidarı ve muhalefet blokunu birbirinden ayıran temel çizgi daha fazla veya az oy almak değildir, insani ve vicdani bir bakış açısının Türkiye’de ve etki coğrafyasın da mevcut iktidar eliyle yürütülüyor olması büyük bir şanstır.  

Yeni Yorum