28 Kasım Pazar 2021
2 hafta önce

Rusya Devlet Başkanı Putin, Belarus sınırındaki göçmen kriziyle ülkesinin hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı

Rusya Devlet Televizyon Radyo Kurumu'na (VGTRK) röportaj veren Putin, Rusya'nın Belarus sınırındaki göçmen kriziyle hiçbir ilgisi olmadığını, oradaki insanları Rus havayolu şirketlerinin taşımadığını söyledi. Putin, Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko ve Almanya Başbakan Vekili Angela Merkel'in birbirleriyle görüşmeye hazır olduğunu belirtti. Putin, "Bu görüşme umarım yakın zamanda gerçekleşir, bu çok önemli zira göçmenler öncelikli olarak Almanya'ya gitmeye çalışıyor" dedi. Sputnik'in haberine göre, Avrupa'daki göçmen krizinin askeri ve ekonomik iki nedeni olduğunu söyleyen Putin, bunları Ortadoğu'daki askeri operasyonlar ve AB'de refah seviyesinin yüksek olması şeklinde sıraladı. Lukaşenko ile Rusya'dan Avrupa'ya gaz sevkiyatını durdurabilecekleri yönündeki açıklaması hakkında görüşeceğini de belirten Putin, karşılıklı anlaşmalarının ihlali olacak olsa da teorik anlamda bu yönde bir talimat verilebileceğini, ancak durumun bu seviyeye varmamasını umduğunu ekledi.

2 hafta önce

Türk askerinin Azerbaycan'daki görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de

Kararda, Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesinde elde ettiği başarı ve sahada oluşan yeni durum sonucu, Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya tarafından 9 Kasım 2020'de imzalanan "Üçlü Bildiri"de, bölgedeki istikrarın korunması amacıyla öngörülen faaliyetlerin devam ettiği belirtildi. Türkiye'nin uluslararası hukuk ve meşru egemenlik hakları temelinde, toprak bütünlüğü dahil tüm haklarını savunabilmesi için sürecin başından itibaren Azerbaycan'a güçlü destek verdiği vurgulanan kararda, bölgede barış ve istikrarın korunup güçlendirilmesi, bunu kolaylaştıracak biçimde iktisadi altyapının inşa ve ihyası için Türkiye'nin önemli girişimlerde bulunduğu ifade edildi. Türkiye'nin Rusya ile oluşturduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin görev yaptığı Ortak Merkez'in faaliyetlerine başarıyla devam ettiği belirtilen kararda, Türkiye'nin, Ortak Merkez vasıtasıyla da bölgenin güvenliğine ve taraflar arasında güven inşasına katkı sağladığı bildirildi. TSK personelinin Ortak Merkez'deki görevlerine devam etmesinin, Türkiye'nin bölgedeki etkin ve yapıcı rolünün ve ulusal çıkarlarının gereği olduğuna işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi: "Bu mülahazalarla 16 Ağustos 2010'da imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Stratejik Ortaklık ve Karşılıklı Yardım Anlaşması hükümlerinden kaynaklanan taahhütlerimizi yerine getirmek, ateşkesin gözlenmesi, ihlallerin önlenmesi, bölgede barış ve istikrarın sağlanması amacıyla, Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili şekilde korumak ve kollamak üzere, hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Ortak Merkez'in görevlerinin ifası yönünde hareket etmek üzere yabancı ülkelere gönderilmesi, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için, Anayasanın 92. maddesi uyarınca 17 Kasım 2020 tarihli ve 1272 sayılı TBMM kararıyla verilen iznin süresinin 17 Kasım 2021'den itibaren bir yıl uzatılması, Genel Kurulun 10 Kasım 2021 tarihli 17. birleşiminde kabul edilmiştir."

2 hafta önce

Biden, Belarus-Polonya sınırındaki göçmen krizinden "büyük endişe" duyuyor

ABD Başkanı Joe Biden, Belarus-Polonya sınırındaki göçmen krizinin büyük endişe kaynağı olduğunu, buna ilişkin kaygılarını Rusya ve Belarus'a ilettiklerini söyledi. Biden, hafta sonu tatilini geçirmek üzere Camp David'e hareketinden önce Beyaz Saray muhabirlerinin Belarus-Polonya sınırındaki krizine ilişkin sorusunu yanıtladı. Biden, sürecin büyük endişe kaynağı olduğunu kaydederek, "Endişemizi Rusya ve Belarus'a ilettik. Bu durumun bir sorun olduğunu düşünüyoruz." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Yardımcısı Kamala Harris de Fransa ziyaretinde konuya ilişkin açıklamasında, krizi yakından ve kaygıyla izlediklerini belirtmişti. BELARUS, SIĞINMACILARI TUTMAYACAĞINI AÇIKLAMIŞTI Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, 6 Temmuz'da yaptığı konuşmada, ülkesinin AB ile Geri Kabul Anlaşması'nı askıya alma sürecini hatırlatarak, Rusya ve Belarus'a yönelik Batı'nın tutumundan sonra artık savaştan kaçan insanları kendilerinin alamayacağını ifade etmişti. Avrupa'ya gitmek üzere Belarus'a gelen bu kişileri ülkede tutmayacaklarını söyleyen Lukaşenko, "Polonya, Litvanya, Letonya, Ukrayna ile sınırlarımızı kapatacağımızı ve Afganistan, İran, Irak, Libya, Suriye, Tunus'tan gelen mülteciler için 'yerleşim yeri' haline geleceğimizi düşünenler yanılıyor. Biz hiç kimseyi tutmayacağız. Onlar bize gelmiyorlar, aydınlanmış, sıcak, rahat Avrupa'ya gidiyorlar." demişti. AB, Belarus yönetimini, Irak gibi ülkelerden gelen sığınmacıları AB ülkeleri Polonya, Litvanya ve Letonya sınırlarına göndererek "düzensiz göçü araç olarak kullanmak ve Birliği bu yolla istikrarsızlaştırmaya çalışmakla" suçluyor. İki ülke arasında sıkışan sığınmacıların soğuk hava koşulları ve yetersiz beslenme nedeniyle zor şartlar altında yaşam mücadelesi verdiği son 2 ayda, bu sebeplerle yaklaşık 10 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

2 hafta önce

İstanbul'da Türk Konseyi Zirvesi... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarihi kararlara imza atacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) Devlet Başkanları 8. Zirvesi başladı. Demokrasi Ve Özgürlükler Adası'nda, "Dijital Çağda Yeşil Teknolojiler ve Akıllı Şehirler" temasıyla düzenlenen zirveye, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Berdimuhamedov, Macaristan Başbakanı Viktor Orban ve Türk Konseyi Genel Sekreteri Baghdad Amreyev katılıyor. Liderlerin yoğun gündem maddeleri üzerinde görüşmelerde bulunacakları tarihi zirvede, Türkmenistan'ın gözlemci üye olarak teşkilata katılımı, üçüncü ülkeler ve kurumlarla ilişkilerin ve gözlemci üyelik kriterlerinin belirlenmesi, Türk Yatırım Fonu'nun kuruluşunun tamamlanması ve teşkilatın orta ve uzun vadeli hedeflerini ve programını içeren "Türk Dünyası 2040 Vizyonu"nun onaylanmasına ilişkin kararlar alınması bekleniyor. Teşkilatın dönem başkanlığının Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçeceği, Türk Konseyi 8. Zirvesi'nin sonuç belgesi olan İstanbul Deklarasyonu'nun imzalanacağı zirvede, liderler, bölgesel ve uluslararası mevcut siyasi ve ekonomik gelişmelerle ilgili görüş alışverişinde bulunacak. Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda "Yeşil Teknolojiler ve Dijital Çağda Akıllı Şehirler" teması altında düzenlenen Türk Konseyi 8. Zirvesi'nde konuştu. Konsey'e üye ülkelerin liderlerini medeniyetlerin beşiği İstanbul'da misafir etmekten büyük bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Erdoğan, "Aile Meclisimizin, Kadirli Doğanım Sayın Berdimuhammedov’un da gözlemci olarak iştirakiyle ikmalinden ayrı bir memnuniyet duyuyorum." ifadelerini kullandı. Tarihi kararlara imza atılacak zirvenin ülkeleri ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, dönem başkanlığının devralındığı Azerbaycan'ı, salgına rağmen yürüttükleri başarılı çalışmalar için tebrik etti. Erdoğan, bu sabah İstanbul'un tarihi yarımadasında, Konsey'in sekretaryasına tahsis ettikleri yeni binada üye ülke bayraklarının birlikte göndere çekilmesinin mutluluğunu paylaştıklarını dile getirdi. Zirvede birçok ilklere de şahitlik edileceğine vurgu yapan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kurumsallaşmasını geliştiren, bölgesinde ve ötesinde itibarını artıran Konseyimizin adını Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştiriyoruz. Tabii bu tarihi değişikliğin sadece sözde kalmaması, fiiliyata da dönüşmesi gerekiyor. Gerek sekretaryanın yapısı ve çalışma usulleri gerek siyasi, iktisadi ve toplumsal dayanışmamız aile meclisimizin örgüt niteliğini yansıtmalıdır. Ülkelerimizi ve bölgemizi ilgilendiren meseleleri ve fırsatları istişare etmek için teşkilatımızdan daha fazla faydalanmalıyız. Bu manada, Dışişleri Bakanlarımızın 27 Eylül'de Afganistan konusunda yaptıkları olağanüstü toplantı bir ilki teşkil etmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı olarak Gözlemci Üyemiz Macaristan'la birlikte salgın karşısında verdiğimiz ortak mücadele de bir diğer başarı örneğidir. Bugün ayrıca değerli katkılarınızla hazırlanan Türk Dünyası 2040 Vizyon Belgesi'ni uygulamaya alacağız. Bu belge, ufkumuzun sadece üye ülkelerle sınırlı kalmadığını gösterecek, barış, huzur ve refahı tüm bölgemize yayma irademizin tezahürü olacaktır." İşte zirvenin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının devamı şöyle: Tarihi kararlara imza atacağımız zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu belge ufkumuzun sadece üye ülkelerle sınırlı kalmadığını gösterecektir, barış, huzur ve refahı tüm bölgemize yayma arzumuzun tezahürü olacaktır.  Ticaret hacmimiz yaklaşık yüzde 21 milyar dolar düzeyinde seyrediyor. Bu dünyanın geri kalanıyla olan ticaret hacmimizin sadece yüzde 3'üne tekabül ediyor. Dilde, fikirde, amelde birlikte anlayışıyla bu rakamı yüzde 10'lara taşımalıyız. Ticaret ve karşılıklı yatırımlarımızı sürekli arttırmalıyız. Ticaretin önündeki tüm engelleri kaldırmalıyız. Ticareti kolaylaştırma strateji belgesinin imzalanmasına özellikle önem veriyorum. Transit geçiş belgelerini artık gündemimizden çıkarmalı, geçiş ücretlerini rekabetçi bir düzeye çekmeliyiz. Uluslararası kombine yük taşımacılığı anlaşmasını bir an önce imzalamalıyız. Azerbaycan - Nahçıvan bağlantısı hayati önem arzediyor.  Zirvemizin teması yeşil teknolojiler, dijital çağda akıllı şehirler... Paris İklim Anlaşması'nı onaylayarak iklim değişikliğiyle mücadele konusunda yeni bir dönemin kapılarını açtık. Akıllı şehir çözümlerinin temelini veri odaklı stratejiler oluşturacaktır.  Yeşil büyümeye yönelik ortak projelere birlikte imza atmalıyız. Akıllı şehircilik alanında Zengilan'da başlatılan atılım, Budapeşte'deki uygulamalar, Kırgızistan'daki çalışmalar takdire şayandır. Doğal afetlerin sayısının yıkıcı sonuçlarının katlanarak artmasıdır. Yaz aylarında yaşadığımız yangınların söndürülmesinde dayanışma göstren tüm ülkelere teşekkür ediyorum. Türkiye olarak arama-kurtarma konularında ortak hareket etmek üzere Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizması kurulmasını teklif ediyoruz.  Terör örgütleriyle mücadele de ortak konularımızdan biri olmalıdır. PKK-YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi şer odakları başta olmak üzere, terörün her türlüsüyle mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Bu konuda iş birliğimizi artırmalıyız. Bu konuda işbirliğimizi artırmalıyız. Aile resmimizin daha da zenginleşmesi için önümüzdeki dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni aramızda görmeyi canıgönülden arzu ediyoruz. Türk Dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı tecrit ve ambargonun hafifletilmesinde kıymetli desteklerinize güveniyorum. İslam ve yabancı düşmanlığı gibi çağımızın vebası olan yıkıcı akımlarla mücadelede birlikte hareket etmeliyiz. Dört yıldır ülkemizde başarıyla düzenlenen TEKNOFEST'i gelecek sene Azerbaycan'da gerçekleştireceğiz. KARABAĞ ZAFERİ Sayın Aliyev, dirayetli liderliğinizle Karabağ'daki işgale 44 gün gibi kısa sürede son verilmiştir. Bu tüm türk dünyası için büyük önem taşımaktadır. Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlaması Türk dünyasının birliğini pekiştirmiştir. Karabağ zaferi bölgemizde özlemini duyduğumuz kalıcı barışa giden yolun da önünü açmıştır. Aliyev'e Türk Dünyası Ali Nişanı'nı takdim etmekten derin bahtiyarlık duyuyorum.   ALİYEV: TARİHİ BİR ZİRVE YAŞIYORUZ Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev de "Bu nişanı aldığım için onu duyuyorum. Bugün bu nişanı almanın yarattığı mutluluğum ayrıca katlanıyor. Çünkü sevgili kardeşim Erdoğan'ın girişimiyle bu nişana layık görüldüm. Türk dünyasının bu liderliğimi bu şekilde kabul ediyor olması, bu nişanın bana layık görülmesinden dolayı hem kendim adına hem de Azeri halkı adına büyük bir onu duyuyorum. İkinci Karabağ savaşında gerçekten çok önemli çabalar sarfettik. Bu nişanı sevgili kardeşim Erdoğan'dan almış olmam ayrıca önemli. Savaşın başından son gününe kadar kendisinin bize gösterdiği desteği her an hissettik. Bu destek bize güç verdi. Sevgili kardeşim Azerbaycan'ın dünyada yalnız olmadığını gösterdi. Bugün sevgili kardeşim Erdoğan'a dönem başkanlığını devrediyorum. eminim ki dayanışmalarımız büyük bir başarıyla dönem başkanlığını Türkiye yürütecektir. Azeri halkı adına sevgili kardeşime bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Ortak bir vizyonumuz var. Ortak vizyonun sağlam bir temele oturması gerekiyor. İki senelik dönem başkanlığım süresinde Azerbaycan oalrak Türk konseyini pekiştirmek için elimizden gelen her türlü çabayı sarfettik. Bugün gerçekten tarihi bir zirve yaşıyoruz. Konseyimiz bir kuruluş statüsüne erişmiş oldu. Önümüzde umut verici bir gelecek var. Bu kuruluşun kalbinde tarihten gelen doğal müttefikler sözkonusu. Bunların yanı sıra yeni bir takım tehditler neredeyse her ay karşımıza çıkmakta. Dünyada ileri gelen ülkeler uygun tedbirleri almıyor. Eminim ki konsey olarak biz ülkelerimiz için elimizden geleni yapacağız. NATO'nun ikinci büyük gücüne sahip Türkiye. Bu gücünü de barış için kullanıyor. Bu dönem başkanlığı sırasında tüm hedeflere ulaşılması mümkün olacaktır." dedi. Aliyev, sözlerine şöyle devam etti: İkinci Karabağ Savaşı sona erdiğinde bütün çatışmaları sona erdirmiş olduk. Savaşın ilk günlerinden itibaren Ermenistan'ın bize takvim iletmesi gerekir dedim. Bu sözümü tuttum. 44 günün sonunda Ermenistan ateşkes ilan etmiş oldu. Burada 300'den fazla köy ve yerleşim yeri işgalden kurtarıldı. Kendi gözleriyle bizzat gördü ne kadar büyük tahribat yaşandığını. Yeniden inşa süreçleri başlamış durumda. Türkiye'nin desteği sayesinde birçok Türk şirketi buradaki altyapının yeniden inşa edilmesi projesine dahil edildi. Çok kısa süre önce uluslararası havalimanını açtık. 20'den fazla Türk şirketi dahil oldu. Rekor sürede, 8 ayda havalimanının açılışını yaptık. Ermenistan işgal politikasından kendisi zarar görmüş bir devlet olarak topraksal talepleri kendilerinin yararına olmadı.

2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türk Konseyi binası açılışına katıldı: Türk dünyası liderleri İstanbul'da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türk Konseyi Sekretaryası Merkez Binası Açılış programına katılmak üzere Sultanahmet’e geldi. Programa Erdoğan’ın yanı sıra Türk Konseyi üyesi ülkelerin devlet başkanları, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve davetliler katıldı. Düzenlenen programın ardından Türk Konseyi üyesi ülkeler bayraklarını göndere çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberinde Türk Konseyi Devlet Başkanları 8’inci Zirvesi’ne katılmak üzere Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na hareket etti. Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilecek, Türk Konseyi 8. Zirvesi’ne katılan liderler: 🇹🇷 Recep Tayyip Erdoğan 🇦🇿 İlham Aliyev 🇰🇿 Kasım Cömert Tokayev 🇰🇬 Sadır Caparov 🇺🇿 Şevket Mirziyoyev 🇹🇲 Gurbanguli Berdimuhamedov 🇭🇺 Viktor Orban

2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözleri Yunan basınında panik yarattı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in göçmenler konusunda Türkiye'yi suçlamasına yanıt verdi. Erdoğan, Miçotakis'in göçmen krizinde sorunun Türkiye'den kaynaklandığına dair açıklamasına "Mülteci krizinin Türkiye tarafından kaynaklandığını söylemek gerçekten nankörlüktür." diyerek tepki gösterdi. "KAPILARI AÇARIZ" SÖZLERİ YUNANİSTAN'IN GÜNDEMİNDE "Eğer biz kapıları açacak olursak Yunanistan ne yapar bilemem." şeklinde konuşan Erdoğan'ın sözleri, Yunan basınında alarma neden oldu. Yunan basını bu sözler üzerine panik manşetleri attı. Yunan hükümetinden gelen açıklamayı aktaran Kathimerini gazetesi, "Yunanistan, hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir Avrupa devletidir. Kendi sınırlarını koruyor." ifadesini paylaştı. AB'YE MESAJ: SİZİN SINIRLARINIZI KORUYORUZ Haberde, Yunan sınırlarının aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) sınırları olduğu belirtilerek, Brüksel'e "Sizin de sınırlarınızı koruyoruz." şeklinde mesaj verilmeye çalışıldı. ERDOĞAN'IN MÜLTECİ KONUSUNDAKİ AÇIKLAMASI Erdoğan, söz konusu basın toplantısında, yaklaşık 5 milyon mülteciye ev sahipliği yaptıklarını belirtmiş, "Bunun 4 milyona yakını sadece Suriye... Irak var, Afganistan var vesaire... 5 milyona yakın mülteciyi ülkesinde ağırlayan, onlara ev sahipliği yapan bir ülkeye 'mülteci sorunu Türkiye'den kaynaklanıyor' demek nankörlüktür." şeklinde konuşmuştu. "MÜLTECİLERİ ÖLÜME MAHKUM EDEN ÜLKE YUNANİSTAN'DIR" "Hepsinden öte Ege'de, Akdeniz'de mültecilerin botlarını şişleyerek onları ölüme mahkum eden ülke Yunanistan'dır." diyen Erdoğan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullanmıştı: "DÜRÜST DAVRANMIYORLAR" "Elimizde bütün belgeler var. Çoluk çocuk demeden o botları şişleyerek, bazen kendi kıyı emniyeti, adı emniyet, ve oradan süratle geçmek suretiyle o botları devirerek batıran ve ölüme o insanları mahkum eden yine Yunanistan. Neyi konuşuyorum ben? Tamamıyla ne yazık ki Miçotakis de avanesi de yalanla gün geçiriyorlar, dürüst davranmıyorlar, dürüst davranmadıkları için de bölgede güven telkin etmiyorlar.

2 hafta önce

Miçotakis'in Türkiye'ye yönelik sözlerine Erdoğan'dan sert tepki: Nankörlüktür! Belgeler elimizde

Cumhurbaşkaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Orban ile basın toplantısı düzenledi. Macaristan'la 9 anlaşmanın imzalandığı toplantının ardından Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in mülteci sözlerine sert tepki gösterdi ve ABD'nin Dedeağaç'a askeri sevkiyatıyla ilgili kritik mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde; Sayın Başbakan, değerli heyet üyeleri kıymetli basın mensupları sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Macaristan Başbakanı ve heyetini Ankara'da ağırlamaktan bahtiyar duyuyorum. Bugün dost ve müttefik Macaristan'la 2019 yılında kurduğumuz Yüksek stratejik konseyinin 5. toplantısını yaptık. Uluslararası ve bölgesel konularda görüşlerde bulunduk. Ekonomik ilişkilerimiz her geçen gün gelişiyor. Ticaret hacmimiz 4 milyar dolar diyor. İlk etapta ikili ticaret ilişkisinde 6 milyar doları hedefliyoruz. Değerli dostumun ve Macar makamlarının desteğiyle bu hedeflerin üstüne çıkacağına inanıyoruz. Türkiye olarak biz de Macar yatırımcılara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz. Türk ve Macar girişimcilerin Afrika kıtasındaki ortak yatırımlarını taktirle karşılıyoruz. Ülkelerimiz arasındaki dostluk anlaşmasının yürürlüğe girişinin 100. yılı münasebetiyle 2024 yılı Türkiye-Macaristan Kültür yılı olarak kutlayacağız. 2016 yılında Macaristan'da yakalanan tarihi eserin bugün Türkiye'ye kavuşmasına yardımcı oldu. Macar dostlarımız tarafından sergilenen bu işbirliğinin başka ülkelere de örnek olmasını temenni ediyorum. Yarın Türk Konsey Zirvesi'ne Orban da katılacak. Stratejik ortağımız Macaristan'la Türk Konseyinin yanı sıra diğer platformlarda yürüttüğümüz işbirliğini daha ileriye taşımak da kararlıyız. Bizim için Yassıada olan, şimdi ise Demokrasi ve Özgürlükler Adası koyduğumuz bu güzel adamızda ilk toplantımızı yapacağız. Yarınki toplantıya bu yüzden milletçe çok önem veriyoruz. Stratejik ortağımız Macaristan'la buna başlayacağımız bize ayrı bir güç katmaktadır. Bize her desteği veren Orban'a teşekkür ediyorum. Üyelik için verdikleri destekleri her zaman anacağım. MİÇOTAKİS'İN MÜLTECİ KRİZİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI.. Zira Türkiye'de toplam mülteciye baktığımız zaman 5 kişiye ev sahipliği yapıyoruz. Bunun 4 milyonu yakını sadece Suriye. 5 milyona yakın mülteciyi ev sahipliği yapan ülkeye, "Mülteci sorunu Türkiye'den kaynaklanıyor" demek nankörlüktür. Biz kapıları açarsak Yunanistan ne yapar bilemem. Ege'de Akdeniz'de mültecilerin botlarını şişleyerek onları ölüme mahkum eden Yunanistan'dır. Çoluk çocuk demeden, botları şişleyerek, bazen kıyı emniyet oradan süratle gererek batıran, insanları ölüme mahkum eden Yunanistan. Neyi konuşuyor bunlar. Tamamı ile Miçotakis ve avanesi de dürüst davranmıyorlar. Dürüst davranmadıkları için de bölgede güven telkin etmiyor. Elimizde bütün belgeler var. Kayıtları var. Nasıl Ege'de Akdeniz'de düzenli düzensiz göçmenleri nasıl ölüme terk ettiklerinin belgeleri var elimizde. Dünyayı aldatabilirsiniz ama Türkiye'yi aldatamazsınız. "ABD'NİN ÜSSÜ HALİNE GELDİLER" Maalesef Dedeağaç'la ilgili konuda, aslında Dedeağaç bir üs değil. Yunanistan'ın kendisi şu anda ABD'nin bir üssü noktasına gelmiştir. Şu anda Yunanistan'ın içerisindeki ABD üslerinin sayısını ben saya saya bitiremedim. Şöyle hepsini bir araya toparladığınız zaman, ortaya öyle bir tablo çıkıyor ki; Yunanistan'ın kendisi adeta ABD'nin bir üssü gibi. Böyle bir tablo var. O da harita üzerinde bir belge. Dedeağaç bunların içerisinde sadece ufak bir bölge. Bütün bunlar neden yapılıyor, neden yapılıyor. Biz bunu tabii gerek Biden'la gerek ilgililerle Savunma Bakanım, Dışişleri Bakanım sorduğunda dürüst davranmıyorlar. Kaçamak cevap veriyorlar. Ve kendilerine seçtikleri komşu yanlış bir komşu. Üs olarak da Ege'de Yunanistan'la takındıkları bu tavır doğru değil. Düşünün biz NATO üyesiyiz, ABD NATO üyesi, Yunanistan NATO üyesi. Ama NATO üyeleri olarak Amerika en çok destek veren olduğuna göre, e biz niye birbirimize düşüyoruz. NATO üyeleri içinde gerek asker sayısı itibarıyla, gerek mali destek itibarıyla Türkiye, ABD'den sonra ilk 7 içerisinde yer alan bir ülkedir. Yunanistan'ın böyle bir durumu yok. Çok gerilerde. Fakat biz kendimize inanıyoruz. Kendimize güveniyoruz. Ve bu bölgenin biz sigortasıyız.

2 hafta önce

Dışişleri Bakanlığı’ndan Polonya tepkisi: 'THY'nin hedef alınmasını kasıtlı buluyoruz'

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklama şöyle; Üçüncü ülke vatandaşlarının Belarus toprakları üzerinden müttefikimiz Polonya, Litvanya ve Letonya’ya yasadışı geçişi konusunda gerekli önlemlerin alınmadığı ve sınır bölgelerinde zor durumda bırakıldıkları üzüntüyle görülmektedir. Yaşanan çok boyutlu sorun bu yıl 70. yılını kutladığımız Mültecilerin Hukuki Statüsü Hakkında Cenevre Sözleşmesi’nden kaynağını alan uluslararası koruma sisteminin aşınmasına sebep olabilecektir. Son on yıldır dünyada en çok sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye’nin, Polonya, Litvanya ve Letonya’nın karşı karşıya bırakıldıkları bu sınamayı en iyi anlayan ülkelerden biri olarak müttefiklerine desteği tamdır. THY'NİN HEDEF ALINMASINI KASITLI BULUYORUZ Öte yandan, Türkiye’nin, tarafı olmadığı bir konuda sorunun parçasıymış gibi gösterilmeye çalışılmasını reddediyoruz. Ayrıca, bu konuda şeffaf şekilde bilgi paylaşılmasına rağmen, Türk Hava Yolları gibi küresel çapta saygınlığa sahip bir şirketimizin hedef alınmasını kasıtlı buluyoruz. Türkiye yasadışı göç ve insan kaçakçılığına karşı mücadelede gerekli adımların atılmasının önemini her fırsatta vurgulamakta, uluslararası toplumu bu konuda sorumlu ve duyarlı olmaya davet etmektedir. İlgili tarafların sorunu itidalle çözmesini ümit ediyor ve Türkiye olarak sorunun aşılmasında her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu vurguluyoruz.

1 2 ... 5 6 7 8 9 10 11 ... 125 126