09 Aralık Cuma 2022
2 gün önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: İstiklal Caddesi’ni kana bulayan bomba sosyal medya üzerinden yaptırıldı

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlar ile Mücadele Daire Başkanlığı tarafından, Antalya’nın Serik ilçesindeki bir otelde düzenlenen 7. Uluslararası Siber Suçlar Çalıştayı başladı. 3 gün sürecek olan çalıştay çerçevesinde, çeşitli konularda çok sayıda oturum düzenlenecek. Çalıştayın açılışını gerçekleştiren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Meselelere 360 derece bakmak durumdayız. Bugün İstanbul’da Interpol ile ilgili yaklaşık 50 ülkenin katıldığı bir çalışma var. Bu çalıştaya 15 ülkeden katılan misafirlerimiz var. Meseleye her tarafından bakacağız. Ortaya bir çıktı koyacağız ve bir adım atacağız. Bir yol haritası ortaya koyacağız. Bulunduğumuz coğrafya ile ilgili bir değerlendirme yapıyoruz. Bulunduğumuz coğrafya itibarıyla 21. yüzyılın tüm küresel güvenlik sorunları temas halinde olan bir ülkeyiz. Göçü anlatırken bulunduğumuz coğrafya ile ilgili bir değerlendirme yapıyoruz. Uyuşturucunun rotalarından bahsederken coğrafyanın ortaya koyduğu sonuçlara bakıyoruz” dedi. AMERİKA SON ÜÇ YILDA 2 MİLYAR DOLAR PYD-PKK'YA YARDIM ETTİ Amerika’nın Afganistan’a gittiği zaman Türkiye’de bir süreç başladığını belirten Soylu, “Uçaklar oradan insanları döke döke kaçtığı zaman, Irak’a demokrasi getireceğim diye gidildiği zaman da bir süreç başladı. Suriye’de iç savaş başladığı zaman da bir süreç başladı. Bittiği zaman da bir süreç başlayacak. İran’daki ambargo başladığı zaman da bizim için bir süreç başladı. Yani ne etrafımızdaki coğrafyadan bağımsızız ne de dünyadan bağımsızız. Meseleleri sadece kendi içimizde dönerek izlersek eksik bir değerlendirme yaparız. Amerika son 3 yılda 2 milyar dolar PYD-PKK’ya yardım etti. Terörle bir adım yan yana gelen hangi ülke hangi insan olursa olsun onu yaftalayan Amerika, terör örgütüne son 3 yılda 2 milyar dolar kendi senatosundan para gönderdi. Almanya ve İngiltere terör olayları yaşıyor ama Türkiye’nin terör tehdidi gibi değil. Siber güvenlik konusunda hepimiz aynı noktayız. Acaba tıpkı covid-19 salgınına yaptığımız gibi aynı anda mücadele mi edeceğiz, eksikleri olsa da küresel bir reaksiyon üretebilecek miyiz? Yoksa tıpkı terör ve göçte yapıldığı gibi siber güvenlik sorunun ülkeler arasında bir politika aracı olarak kullanılmasına mı şahit olacağız?” diye konuştu. "DEVLETİMİZİN TÜM YAPILARINI ETKİSİZ HALE GETİRMEK İÇİN ORTAYA ATILMIŞ İFTİRALARDIR" Bir küreselleşme anlayışı dayatılmaya çalışıldığını belirten Soylu, “Tek tip millet, tek tip medeniyet dayatılmaya çalışıyor. Bütün bunların hepsini küreselleşme anlayışı altında hep yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz. İstedikleri gibi yönetmek ve istedikleri gibi itibarsız hale getirmek istiyorlar. Kimyasal silahlanmadan tutun veya kimyasal silah saldırılarından tutun, uyuşturucunun devlet tarafından koordine edildiğini ifade eden cümlelerin hiçbirisi mesnetsiz bir yerden kaynaklanmayan uluslararası küresel ağların kontrolünde olmayan cümleler değildir. Hepsi devletleri itibarsızlaştırmak içindir. 2 bin yıllık ordumuzu, 200 yıllık emniyet teşkilatımızı ve devletimizin tüm yapılarını etkisiz hale getirmek için ortaya atılmış iftiralardır. Hepsinin bir sebebi var” şeklinde konuştu. "BOMBAYI SOSYAL MEDYADAN YAPTIRMIŞLAR" İstiklal Caddesi’nde meydana gelen bombalı saldırı hakkında da açıklamalarda bulunan Soylu, “İstiklal Caddesi’ndeki patlamadaki bomba yapımının sosyal medya üzerinden yaptırıldığını, yani bir görüşme kanalı üzerinden canlı bir şekilde imal edildiğini burada size söyleyebilirim. Teker teker tarif edildiğini, Hacı kod adlı Amerika’ya bağlı PKK/PYD terör örgütü mensubunun cep telefonu üzerinden hem bombayı yerleştiren, hem bombayı imal edeni cep telefonu üzerinden yaptırıldığı bilgileri mevcut. Devlet dedikodu yapmaz, bilgi ile çalışır. İlk verilen ifadelerdeki ’Ben bunu çikolata paketi sanıyordum’ sözleri gerçeği yansıtmıyor. Olayın bütün ayrıntıları teşkilatımız tarafından kayıtlara geçirilmiştir. Aciz değiliz, hiçbir işi de açıkta bırakmayız” ifadelerini kullandı.

2 gün önce

Meral Akşener’den Kemal Kılıçdaroğlu’na 4 şart: ‘İçişleri Bakanlığı görevi İyi Parti’ye bırakılacak’

Her platformda, kazanabilecek bir kişinin aday olması gerektiğini söyleyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakmazken bunun mümkün olması için bazı şartların yerine getirilmesini istedi. Gazeteci Zafer Şahin, Meral Akşener’in CHP Lideri’nin adaylığını desteklemek koşuluyla Kılıçdaroğlu’nun önüne 4 şart koyduğunu ileri sürdü. İLK ŞART EKONOMİ YÖNETİMİ Meral Akşener’in sunduğu şartlarda, masanın kontrolünün İyi Parti’de olduğu mesajının verildiği kaydedildi. Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’na sunduğu 4 madde şunlardan oluşuyor: 1- Ekonomi yönetimi İyi Parti’ye verilecek. 2- Meral Akşener, Yürütmeden Sorumlu 1. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ilan edilecek. 3- İçişleri Bakanlığı görevi İyi Parti’ye bırakılacak. 4- Hükümet Sözcülüğü görevini İyi Partili bir isim üstlenecek.

2 gün önce

Eren Abluka Sonbahar-Kış 13 Operasyonu! 14 sığınak imha edildi

Tunceli İl Jandarma Komutanlığınca; Tunceli Merkez-Bali Deresi ile Ovacık Aslıca kırsalında icra edilen iki ayrı operasyonda PKK terör örgütüne ait kullanılmaya hazır halde 807 adet EYP düzeneği ve çok miktarda yaşam malzemesi ele geçirildi. İçişleri Bakanlığınca Tunceli’de sürdürülen Eren Abluka-Sonbahar-Kış-13 kapsamında Ovacık ilçesi kırsalında nokta istihbarata dayalı gerçekleştirilen operasyonda, 14 sığınak tespit edilirken Merkez ilçe Bali Deresi bölgesinde PKK terör örgütünün büyük şehirlerde bombalı eylem yapmak üzere eleman yetiştirdiği sözde EYP eğitim kampı da imha edildi. PKK terör örgütüne ait 1 adet sözde EYP yapım eğitim kampı ve 14 adet sığınak içerisinde toplam; 807 adet hazırlanmış EYP düzeneği, 150 adet EYP yapımında kullanılan entegre, 350 metre kablo, 3 adet telsiz, 45 adet tüp, 3 adet akü, 65 adet pil, 1 adet ampermetre ve 75 adet yaşam malzemesi ele geçirildi.

2 gün önce

Boğaziçi Üniversitesi'nin eylemci hocalarının çalıntı tezle master yaptığı ortaya çıktı

Boğaziçi Üniversitesi’nde yeni yönetime direnen kliğin başını çeken Prof. Dr. Cem Ersoy ile eşi Prof. Dr. Lale Akarun’un, benzeri görülmemiş bir intihal skandalına imza attıkları ortaya çıktı. İki ismin 1986 yılında neredeyse aynı tezle yüksek lisanslarını tamamladıkları tespit edildi. Ersoy ve Akarun’un kopya tezlerini hem de aynı gün onaylayan isim ise Boğaziçi eylemlerinin destekçisi Prof. Dr. Bülent Sankur. SKANDAL 84 YILINA DAYANIYOR Eylemlerin organizatörü Prof. Dr. Cem Ersoy ile eşi Prof. Dr. Lale Akarun’un bilimsel hırsızlık olarak da bilinen “intihal” skandalı 1984 yılına dayanıyor. 1984 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü’nü bitiren Ersoy ve Akarun, aynı yıl dünyaevine girdi. Akademik kariyerini devam ettirmek isteyen iki isim, yine Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisansa başladı. TEZLER BİRE BİR AYNI ÇIKTI 2 yıllık eğitim sürecinde birbirine yardımcı olan Ersoy ile Akarun, tez aşamasına geçince işi daha ileriye taşıdı. İki isim tezlerinin 14 sayfasını blok alarak birebir kopyaladı. Her iki tezde de noktasına virgülüne bile dokunulmadan aynı grafiklere yer verildi. Ayrıca tezlerde blok olarak yapılan alıntılar atıfta bulunmadan kullanıldı. Hiç atıf olmayan kaynaklara da tezde yer verildi. Cem Ersoy, adeta “Tezi birlikte hazırladık” der gibi tezin ithaf kısmında şu ifadelere yer verdi: “Bu tezi bitirmede bana enerji veren lezzetli kekleri ve yemekleri yaptığı için Lale'ye çok müteşekkirim...” EYLEMCİ JÜRİ SKANDALA DUR DEMEDİ Skandal burada da bitmedi. İki ismin tezleri 12 Aralık 1986’da aynı gün jüri onayına girdi. Tezleri inceleyen jürinin başkanı, o dönem Doç. Dr. olan, günümüzde ise yine Boğaziçi eylemlerinin destekçisi Prof. Dr. Bülent Sankur, diğer üyeler ise Doç. Dr. Yusuf Tan, Yard. Doç. Emin Anarın ve Yard. Doç. Eser Taylan'dı. GÖRMEZDEN GELDİLER Detaylı incelemeye bile gerek kalmadan fark edilen intihaller ilginç şekilde jüri üyelerinin dikkatini çekmedi. İki ismin tezi de aynı gün aynı jüri tarafından onaylandı. Böylece Ersoy ile Akarun’un profesörlüğe uzanan yolu, eşi görülmemiş intihal olayıyla başlamış oldu. Hatta Akarun, temeli intihal olan kariyerinde bir dönem Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcılığı’na kadar yükseldi. Tezlerde, atıfta bulunmadan kullanılan alıntılar da yer alıyor. İşte onlardan birisi. İntihalin yapıldığı kitap ismi: Linear Prediction of Speech, John D. Markel Augustine H. Gray Jr. (1976) 'UTANÇ VERİCİ' DEDİ, KENDİSİ UTANMADI Yeni yönetime karşı 700 gündür süren “dikilme” eyleminin hemen hemen tamamına katılan Leyla Akarun, geçtiğimiz günlerde göstermelik intihal hassasiyeti ile gündeme gelmişti. Bir akademisyen hakkında ortaya atılan intihal iddiasını sosyal medyada paylaşan Akarun, “Böyle bir şey olabilir mi? Çok utanç verici doğruysa. Hemen YÖK araştırma başlatmalı” ifadelerini kullanmıştı. Akarun’un kendi intihalinin açığa çıkmasının ardından izleyeceği yol merak ediliyor.

2 gün önce

Bakan Çavuşoğlu'ndan Yunanistan'a tepki: Gereğini yaparız

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Romanya Dışişleri Bakanı Bogdan Aurescu'yla basın toplantısı düzenledi. Bakan Çavuşoğlu, son günlerde dış politikada yaşanan gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yunanistan'ın silahlandırılmış adalarda yaptığı askeri tatbikatlara değinen Çavuşoğlu, "Yunanistan barış istemiyorsa biz de gereğini yaparız. Adaların silahlarındırılmasına sessiz kalamayız, gerekli adımları sahada atacağız" dedi. 

2 gün önce

Halk TV'de 'AK Parti'nin oyları artıyor' dendi: Yüzler düştü

Muhalefete yakın bir anket şirketi tarafından canlı yayında açıklanan oranlara göre; AK Parti ve MHP'nin oyları yükseldi, CHP'nin ise azaldı. Söz konusu açıklamalar sırasında Halk TV sunucularının yüzlerinin düşmesi dikkat çekti. https://twitter.com/bugunguncel/status/1600054914767417344?s=46&t=FHkx0nuWXcSFFBZexaJFXA

2 gün önce

Alman Bild Gazetesi'nden Erdoğan'a övgü: 400 milyon insanı ölümden kurtardı!

Türkiye’nin Ukrayna diplomasisine bir övgü daha geldi. Alman Bild gazetesi, Rus donanmasının Ukrayna limanlarını yaklaşık altı ay süreyle bloke ettiğini, bu nedenle tahıl ihraç edilemediğini hatırlattı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın devreye girdiğine değindi. Gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, tahıl koridoru anlaşmaları ile dünyada 400 milyon insanı ölümden kurtardığını yazdı. "ABLUKA SONA ERDİ" Bild, "Çünkü İstanbul'daki boğaz, Karadeniz ile Akdeniz arasındaki tek bağlantı. Yani Erdoğan'ın izni olmadan hiçbir Rus gemisi içeri girip çıkamaz. Erdoğan, bu avantajı, Putin'in temmuz ayında Ukrayna ile bir tahıl anlaşması imzalamasını sağlamak için kullandı. Abluka sona erdi. Birkaç hafta sonra, ilk Ukrayna yük gemisi hareket etti" dedi. NASA'nın aylarca çektiği uydu görüntülerini dayanak gösteren gazete, Rusya'nın toprak kazanımı nedeniyle bu yıl hasadın 50 milyon tona gerilediğine de vurgu yaptı. İNGİLİZLER DE ÖVMÜŞTÜ Bild'in haberinde, dünya genelinde 400 milyon kişinin hayatta kalabilmesi için Ukrayna tahılına ihtiyaç duyduğuna dikkat çekildi. Haberde ayrıca Rusya'nın savaşın başından bu yana Ukrayna'da yaklaşık 1 milyar dolarlık 5.8 milyon ton buğdayı çaldığı ileri sürüldü. Türkiye'nin tahıl krizinde üstlendiği rolü geçtiğimiz günlerde İngiliz Financial Times gazetesi de övmüştü. Türkiye'nin, yürüttüğü politikalarla güçlü ve belirleyici bir rol üstlendiğinin altını çizen Financial Times, Türk diplomasisinin örnek teşkil ettiğini vurgulamıştı. 13 MİLYON TONU GEÇTİ Milli Savuma Bakanlığı, tahıl koridorunda taşınan tahıl miktarının 13 milyon tonu geçtiğini açıkladı. Açıklamada, 520 geminin sevkiyat için Ukrayna'ya gittiği belirtilerek, "524 gemi de Ukrayna'dan tahıl yüklü olarak çıkış yaptı. Bu gemilerle 13 milyon tondan fazla tahıl taşındı. Gemilerle mısır, buğday, ayçiçeği küspesi, ayçiçeği yağı, şeker pancarı, soya, bezelye ve arpa gibi gıdalar sevk edildi" ifadelerine yer verildi.

2 gün önce

Prof. Dr. Aslı Baykal’dan CHP’ye ‘vizyon’ toplantısı eleştirisi: “Uzaylıları dinler gibi dinledim”

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi'ye konuşan Aslı Baykal, eski partisi CHP'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Baykal, AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddialar hakkında, "Benim için esas olan Türkiye Cumhuriyet devleti ve milletimin esenliğidir. Bir milli-gayrımilli ayrışma olduğunda milli safta duracağım kesindir. Hiçbir siyasi partiyle bir angajmanım yoktur" dedi.  Baykal, CHP'nin vizyon belgesine ilişkin olarak da "Uzaylıları dinler gibi dinledim… CHP elbette yabancılardan destek alarak vizyon belgesi açıklayabilir. Zaten açıkladılar. Verdikleri mesaj şudur: Bize oy verirseniz yabancıların aklı ve projelerine oy verirsiniz. Seçmenin önüne şunu koydular: Ya Tayyip Erdoğan ya Rifkin. Seçmen de hemen mesajı aldı. CHP 2008’de yüzde 23 oy aldı. Halen aynı oranda. Bu konuşmadan sonra neler olacağını izleyeceğiz" yorumunu yaptı. 

1 2 ... 5 6 7 8 9 10 11 ... 1574 1575