28 Kasım Pazar 2021
2 gün önce

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: Kadına karşı şiddeti bir insanlık meselesi olarak görüyoruz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, 81 ilin valisinin katılımıyla Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezinde (GAMER) düzenlenen Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Koordinasyon Kurulları video konferans toplantısına katıldı. Bakan Soylu, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda gelinen durumu, alınan önlemleri gözden geçirmek için "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü" vesilesiyle bir araya geldiklerini ifade ederek başladı. "Bu yıl 251 kadın cinayeti işlendi" 15 Kasım itibarıyla bu yıl 251 kadın cinayetinin işlendiğini, geçen yılın tamamında bu sayının 268 olduğunu aktaran Soylu, "Bu yılı sayı olarak geçen yılın üstünde kapatacağımız anlaşılıyor fakat olumlu olan gelişme şu ki son beş-altı yıldır aşağı doğru, kanal şeklinde bir iniş var. Bu yıl da düşüş kanalının içinde kalacağımız görülüyor ancak burada, söz konusu olan istatistik rakamlar değil, insan canı olduğu için, bu meseleye özellikle bu önümüzdeki bir ayda hızlı şekilde vaziyet etmemiz lazım. Arkadaşlarımıza da buradan şunları ifade etmek istiyorum. Sahayı biraz daha baskılayarak kamuoyunun dikkatini çekecek programlarla, etkinliklerle, özellikle ihbar ve şikayet eğilimini arttırmayı başarmalı ve yeni olayların, mağduriyetlerin, birtakım acıların önüne geçmeliyiz" diye konuştu. "Kadına karşı şiddeti bir insanlık meselesi olarak görüyoruz" Kadına karşı şiddeti bir insanlık meselesi olarak gördüklerine ve bir can kaybına bile tahammüllerinin olmadığına dikkati çeken Soylu, "Elektronik kelepçe izleme merkezi kurduk, bin kelepçe kapasitemiz var, Türkiye’de şu an aktif 296 kelepçe var, süresi tamamlanan kelepçe uygulaması sayısı da 501. Yani toplam 800'e yakın kelepçe kararı verilmiş, uygulanmış veya uygulanıyor. Bu noktadan hareketle koruyucu önleyici tedbir kararlarının, kelepçe kararlarının sayısını arttırma gayret içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum" sözlerini kullandı. "KADES'in tanıtımına muhakkak ağırlık vermek lazım" İtalya'nın başkenti Roma'da Akdeniz Parlamenterler Asamblesince (PAM) Kadın Acil Destek Uygulaması'na (KADES) verilen ödülü anımsatan Soylu, şöyle konuştu: "Önemli bir fayda elde ettiğimiz KADES'in tanıtımına muhakkak ağırlık vermek lazım. Gelen ihbarların yarısı, gerçekten tehlike içeren ihbarlar. Dolayısıyla bu programın indirilip kullanılması hususunda arkadaşlarımızın gayreti istirham ediyoruz. Tanıtım faaliyetlerinde özellikle vurgulanması gereken hususlardan birisi, KADES'in sadece şiddet mağduru olan ya da ihtimali olan kadınlarımız tarafından değil tüm kadınlarımız tarafından indirilmesinin gerekliliğidir. Buradaki kastımız şudur: Hayatın akışı içinde öngörülemeyen durumlarla karşılaşabilirler veya bir başka kadının başına gelen bir şiddet olayına tanıklık edebilirler, dolayısıyla burada da şiddeti hızlıca kolluk birimlerine bildirme ve birimlerin müdahale etmesini temin etme imkanı bulabilirler." Risk değerlendirme ve analiz çalışmalarının daha doğru yapılabilmesi amacıyla oluşturulan "Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddet Olayları Kayıt Formu"nun önemine değinen Soylu, "1 Şubat 2021 itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başlayan bu formun doldurulması, işlenmesi, bize önemli bir yol haritası sunmaktadır. Bunun da kayıt edilmesi, işlenmesi ile ilgili etkinin ne olduğu ile ilgili, görüş ve öneriler de bakanlık merkez birimlerine iletilmelidir" dedi. 2021-2025 yılları arasını kapsayan kadına yönelik şiddetle mücadele 4. Ulusal Eylem Planı'nı hazırladıklarını belirterek yetkililere seslenen Soylu, şunları kaydetti: "4. Ulusal Eylem Planı'nda yer alan kamuda topyekun seferberlik, eğitim ve farkındalık, koruyucu ve önleyici hizmetler, adalete erişim, verilerin yorumlanması ve analizi başlıklı 5 ana hedefin gereklerinin yerine getirilmesi hususunda gayretlerinizi bekliyoruz. Bu açıdan il ve ilçelerimizdeki ilgili tüm kurum ve kuruluşların tam bir koordinasyon ve iş birliği içerisinde hareket etmesi, gücümüze güç katacaktır."

3 gün önce

İsveç'te ilk kadın başbakan seçilen Magdalena Andersson, 7 saat sonra istifa etti

Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson, sabah saatlerinde parlamentoda yapılan oylamada güvenoyu alarak İsveç'in ilk kadın başbakanı seçildi. Ardından koalisyon hükümetinin ortağı Yeşiller Partisi, sağ partilerin hazırladığı bütçenin meclisten geçirilmesi üzerine hükümetten çekildiğini duyurdu. Yeşiller Partisinin hükümetten çekilmesinden sonra Başbakan Andersson, istifa ettiğini açıkladı. Böylece Andersson'un başbakanlığı 7 saat sürdü. Yeşiller Partisi Eş Başkanı Per Bolund, yaptığı açıklamada, "Sağ partilerin yaptığı bütçe ile ülkeyi yönetmek istemiyoruz ve bu yüzden hükümetten çekilmeyi seçtik." ifadelerini kullandı. Eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven, 4 Kasım'da Sosyal Demokrat Parti liderliğini bıraktığını açıklamış ve yeni hükümet kurması için Maliye Bakanı Magdalena Andersson'u önermişti. İsveç parlamentosunda bu sabah güvenoyu alan Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson, ülkenin ilk kadın başbakanı olmuştu.

3 gün önce

Selahattin Demirtaş talimat verdi Kemal Kılıçdaroğlu aynı gün miting yapma kararı aldı

HDP’nin tutuklu eski Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, kur kriziyle birlikte kamuoyunda yükselen itirazların ardından muhalefet partilerine miting çağrısı yaptı. Muhalefeti yedi bölgede yedi ortak miting yapmaya çağıran Demirtaş, partilerin genel başkanlarına "Hiç değilse Meclis'te temsil edilen muhalefet partilerinin genel başkanlarının, ortak bir basın toplantısıyla hükümeti istifaya çağırmalarının ve yedi bölgede yedi ortak miting yaparak halkla birlikte derhal seçim istemelerinin önünde bir engel mi var? Bugün değilse ne zaman?" dedi. HDP’nin çağrısına CHP balıklama atladı Selahattin Demirtaş’ın talimatıma balıklama atlayan ilk muhalefet partisi CHP oldu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Ey Şahıs, ey ucube rejim, ey yarı cahil kadrolar, ey bu ucube koalisyonun dilini yutmuş küçük ortağı, bellidir ki sizde akıl galip gelmeyecek. Anayasamızın bize tanıdığı hakları kullanarak, milletimizin sesini dinlemek üzere, “Haydi Meydana” diyorum. İlk mitingimiz Mersin’de!” diyerek miting kararı aldıklarını duyurdu.

3 gün önce

Abu Dabi Kalkınma Holdingi Başkanı: Türkiye'ye 10 milyar dolarlık fon ayırdık

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan'ın huzurunda imzalanan 10 anlaşmanın ardından Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi, basın toplantısı düzenledi. "10 MİLYAR DOLARLIK BİR FON AYIRDIK" ADQ Yönetim Kurulu Başkanı Mohamed Hasan Al Suwaidi, toplantıda yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz bu resmi ziyaret ve görüşmeler neticesinde Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’de yatırım yapmak üzere 10 milyar dolarlık bir fon ayırmış ve tahsis etmiştir" dedi. İŞTE O ANLAŞMALAR Öte yandan Türkiye ile BAE arasında yapılan iş birliği anlaşmaları şöyle: "Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Kara Paranın Aklanması ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi bağlamında Mali Bilgilerin Değişimine İlişkin Mutabakat Muhtırası. Abu Dabi Liman Şirketi ile Türkiye Varlık Fonu (TVF) arasında Mutabakat Muhtırası Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) ile Türkiye Varlık Fonu (TVF) arasında Mutabakat Muhtırası Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) ile Türkiye Varlık Fonu (TVF) arasında (işbirliğine yönelik) Mutabakat Muhtırası Abu Dabi Kalkınma Holdingi (ADQ) ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi arasında Mutabakat Muhtırası Abu Dabi Menkul Kıymetler Borsası ile Borsa İstanbul arasında Mutabakat Muhtırası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile BAE Merkez Bankası arasında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Zaptı Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Gümrük Konularında İdari İşbirliği ve Ortaklık Anlaşması Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Enerji Alanında İşbirliğine Yönelik Mutabakat Muhtırası Türkiye Cumhuriyeti ve Birleşik Arap Emirlikleri Arasında Çevre Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı."

3 gün önce

AFAD'ın yardımları Güney Sudan'a ulaştı

Türkiye'nin Cuba Büyükelçiliği eş güdümünde, AFAD fonuyla Türk Kızılay tarafından hazırlanan 35 tonluk insani yardım malzemesi, Güney Sudan Kızılhaç deposuna devredildi. Etkinlikte konuşan Büyükelçi Erdem Mutaf, söz konusu yardımın nakliyesinin Dünya Gıda Programı'nca yapılacağını, Türk Kızılay, Kızılhaç ve Güney Sudan İslam Konseyi tarafından ülkenin Tambura bölgesinde çatışmalardan ve Jonglei eyaletinde sellerden etkilenen 12 bin kişiye ulaştırılacağını açıkladı. Kızılhaç deposunda yapılan etkinliğe, Güney Sudan İnsani İşler ve Afet Yönetimi Bakanı Peter Mayen Majongdit, Kızılay ülke koordinatörü Faruk Aksoy'un yanı sıra BM İnsani İşler Koordinatörlüğü, Kızılhaç ve Güney Sudan İslam Konseyi'nden yetkililer katıldı. Bakan Majongdit, yardımdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Güney Sudan'ın zor zamanlarında daima yanında duran Türkiye Cumhuriyeti'ne teşekkürlerini iletti.

3 gün önce

BAE ile Türkiye arasında iş birliği anlaşmaları imzalandı

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ı Ankara'da resmi tören ile karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zayed arasında gerçekleştirilen görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra ekonomik yatırımlar gündemde yer aldı. Görüşmenin ardından iki ülkenin liderleri ve bakanları imzaları atmak için kameraların karşısına geçti. 9 ALANDA İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI Enerji, sağlık, tarım, lojistik, nakliye, endüstri, altyapı, finans ve turizm alanlarında imzalanan anlaşmalar, iki ülkenin yetkililerinin karşılıklı imzalarının atılmasıyla resmileşti. MERKEZ BANKASI DA İMZALADI Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ile BAE Merkez Bankası arasında iş birliği anlaşması da imzalandı. İmzayı Türkiye adına Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu attı.

3 gün önce

BAE Endüstri ve İleri Teknoloji Bakanı el-Cabir: Türkiye yakın, bölgesel bir komşu olarak bizim için doğal bir ortak

Sultan el-Cabir, Türkiye ve BAE ilişkilerini TRT Haber'e değerlendirdi. Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın Türkiye ziyaretinin birçok açıdan büyük önem taşıdığını belirten Sultan el-Cabir, "Bu ziyaret, BAE ile Türkiye'nin bölge için daha barışçıl, istikrarlı ve müreffeh bir gelecek vizyonu üzerinde birlikte çalıştığı bir zamana denk geliyor. Bu iş birliğinin odak noktası, hoşgörü, karşılıklı yarar, ortak çıkarlar ve elbette köprüler kurmaktır." diye konuştu. Cabir, ziyaretin temel amacının, ticareti, iş ortaklıklarını geliştirerek ve başarılı sürdürülebilir yatırımları güvence altına alarak ekonomik değer yaratılmasını desteklemek olduğunu vurgulayarak "BAE ve Türkiye, bölgedeki en dinamik iki ekonomiye ve topluma sahiptir. İkimiz de farklı kültürlere sahibiz, ikimiz de ekonomik yola odaklandık ve ekonomik sürecin sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olduğuna inanıyoruz." dedi. "İKİ ÜLKENİN DE ÇOK GÜÇLÜ ORTAK TEMELLERİ VAR. BUNU GELİŞTİREBİLİRİZ VE GELİŞTİRMELİYİZ" Türkiye- BAE ilişkilerinin yeni olmadığını söyleyen Cabir, iki ülkenin uzun yıllar boyunca sosyal, ekonomik ve kültürel iş birliğinde bulunduğunu dile getirdi. Cabir, BAE'nin Türkiye'nin bölgedeki en büyük ticaret ortağı olduğuna işaret ederek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine Abu Dabi Veliaht Prensi Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın ziyareti bu ilişkiyi yeni bir seviyeye taşıma konusunda gerçekten yeni bir döneme işaret ediyor. İki ülkenin de çok güçlü ortak temelleri var. Bunu geliştirebiliriz ve geliştirmeliyiz." ifadelerini kullandı. "DAHA FAZLA İŞ BİRLİĞİ VE DAHA FAZLA YATIRIM İÇİN YENİ YOLLAR BELİRLEYEREK BAŞARILI YATIRIMLARI GELİŞTİRMEYE HAZIRIZ" İki ülke arasındaki ortaklığı kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını anlatan Cabir, bu iş birliğinin iki ülke arasındaki mevcut temel üzerine inşa edileceğini ve ekonomik ticaret ile birden çok sektördeki sosyal bağların geliştirileceğinin altını çizdi. Cabir, şöyle devam etti: "Elbette bu enerji, sağlık, gıda, tarım, lojistik, limanlar, ulaşım, sanayi, imalat, altyapı, finans ve sermaye piyasalarını, teknoloji, turizm, kültür ve daha fazlasını kapsıyor. Ayrıca iklim değişikliği, enerji, gıda ve su güvenliği gibi küresel sorunları ele almak için ortaklıklar kurmayı da amaçlıyoruz. Bildiğiniz gibi, BAE Türkiye'nin en büyük bölgesel ticaret ortağıdır. BAE'nin Türkiye'ye ihracatı 2019'dan 2020'ye kadar yüzde 110'dan fazla arttı ve toplam ticaret yüzde 21 artış gösterdi. BAE, son 5 yılda çoğunlukla Türkiye'nin ulaşım, yenilenebilir enerji ve turizm sektörlerine yatırım yaptı. BAE'deki Türk yatırımları da inşaat, otomotiv parçaları ve yenilenebilir enerjiye odaklandı. Şimdi bir sonraki aşamaya geçmeye ve daha fazla iş birliği ve daha fazla yatırım için yeni yollar belirleyerek bu başarılı yatırımları geliştirmeye hazırız. Bu ortaklıkları çeşitli alanlarda ve çeşitli endüstrilerde genişletmeyi dört gözle bekliyorum." "TÜRKİYE YAKIN BİR BÖLGESEL KOMŞU OLARAK BİZİM İÇİN HARİKA BİR DOĞAL ORTAK" Aslında bunun kendilerinin ve daha geniş bir bölge için ortak çıkar, genel bağlılık ve barış, istikrar ve gerçek refah için ortak vizyonu olduğunu aktaran Cabir, "Çeşitli Türk mevkidaşlarımız ve ortaklarımızla yaptığımız görüşmelerden, çok benzer bir bakış açısına sahip olduğumuz ve ikimiz için de stratejik olarak önemli olan bir dizi konuda hemfikir olduğumuz çok açık ve net bir şekilde ortaya çıktı." dedi. Cabir, öte yandan "ortaklık sanatının" kendi DNA'larında olduğunu belirterek, geçmiş yıllardaki başarılarının da anahtarı olduğunu vurguladı. Bakan Cabir, BAE'nin 50. altın yıl dönümünü kutlarken ortaklıklar ve köprüler kurmanın, gelecek 50 yıllık kalkınma planlarının merkezinde olmaya devam edeceğini kaydetti. Bölgesel ve küresel ortaklarla birlikte sürdürülebilir ekonomik büyüme ve refahı önceliklendirmeye odaklandıklarını belirten Cabir, "Bu, Türkiye gibi dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle daha güçlü ekonomik, ticari ve kültürel bağlar kurmak anlamına gelir. Türkiye yakın bir bölgesel komşu olarak bizim için harika bir doğal ortak." diye konuştu. Türk halkını BAE'ye davet eden Cabir, Türkiye dahil 192 ülkenin "akıllarını birleştirmek ve geleceği yaratmak için" nasıl bir araya geldiğini kendi gözleriyle görmeleri için Dubai'deki Expo 2020'yi ziyaret etme tavsiyesinde de bulundu.

3 gün önce

Kemal Kılıçdaroğlu: AK Parti'yi destekleyenler gayri millidir

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Olağanüstü MYK Toplantısı sonrası basın açıklaması yaptı. Konuşmasını döviz kurundaki yükselişe ayıran CHP lideri, AK Parti'ye oy verenleri hedef aldı Hükümeti kastederek TL'nin değerini koruyamayanların milliyetçi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, destek verenlerin de benzer şekilde "gayri milli" olduğunu söyleyerek AK Parti'ye oy verenleri hedef aldı. "DESTEKLEYEN MİLLİ DEĞİL" Kılıçdaroğlu, "Dolar baronlara hizmet edenler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hizmet edemezler. TL’nin değerini koruyamayan kişiye milliyetçi denemez. Bunlar gayri millidir. Destekleyenler de gayri millidir" dedi.

1 2 ... 5 6 7 8 9 10 11 ... 639 640