27 Kasım Pazar 2022
6 saat önce

Anketçi Kemal Özkiraz’ın akrabası, sahte doktor'dan savcılıkta ilk ifade... Ameliyata girdi, dikiş attı! Yaşı bile yalan çıktı

Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde kendisini ‘pratisyen hekim’ olarak tanıtan ve diğer doktorların şüphelenip, şikâyette bulunmasıyla gözaltına alındıktan sonra sahte diploma ile hastanede görev yaptığı anlaşılınca tutuklanan Ayşe Özkiraz’ın ifadesi ortaya çıktı. Hastanede ameliyat masasında fotoğrafları da ortaya çıkan Özkiraz’ın, savcılıktaki sorgusunda yaşı da dahil olmak üzere söylediği birçok konuda çevresindekilere yalan söylediği anlaşıldı. Doktorlara 25 yaşında olduğunu, Çapa Tıp Fakültesi’nden birincilikle mezun olduğunu ve TUS’tan 81 aldığını söyleyen Özkiraz'ın gerçek yaşının da 20 olduğu saptandı.

‘AİLEM TIP OKUMAMI İSTİYORDU’

Ayşe olan adını, düzenlediği sahte belgelerde ‘Ayşem’ olarak yazdıran Özkiraz’ın doktorluk rolüne ailesine yalan söyleyerek başladığı da ortaya çıktı. Geçtiğimiz yıl Veliköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nden mezun olan, üniversite sınavını kazamamasına rağmen ailesine Çapa Tıp Fakültesi’ni kazandığı yalanı söyleyen Özkiraz’ın ifadesinde şunları söyledi:

"Ortaokulu Çerkezköy 75’inci Yıl Ortaokulu’nda okudum. Liseyi Veliköy Meslek Lisesi’nde okudum ve 2021 yılında mezun oldum. Ben lisede öğrenciyken ailem tıp fakültesinde okumamı istiyordu. Bana güvenip yüksek puan alacağımı düşünüyorlardı. Liseden mezun olurken üniversite sınavına girdim. Ancak başarısız olduğum için tercih yapmadım. Ailemin güvenliğini sarsmamak için evde sorun olmasın diye anneme, üvey babama ve üvey kardeşlerime Çapa Tıp Fakültesini kazandığımı söyledim. Ailem sınav sonuç belgesini görmek istediğinde de gerçek sınav sonuç belgem üzerinde telefonda oynama yaparak sahte bir sınav sonuç belgesi hazırlayıp aileme gösterdim.” ‘CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİ İLE KALDIM’

Daha sonra yalnız olarak gittiği İstanbul’da özel bir yurtta kendisini tıp fakültesi öğrencisi olarak tanıttığını anlatan Özkiraz, "Burada hem öğrenciler hem de çalışanlar kalıyordu. İlk başta çalışan olarak kalmayı düşündüm. Sonra vazgeçip yurt idaresinde görevli olan soy ismini bilmediğim N. isimli görevli kadına kendimi tıp fakültesi öğrencisi olarak tanıttım. Benden bir takım resmî belgeler istediler. İstenilen belgelerden sadece öğrenci belgesini daha sonra getireceğimi söyledim. Sonraki süreçte de sürekli olarak getireceğim diyerek bu kişileri oyaladım. Yurdun masrafları için de ailemle görüştüm. Ailem zaten bu fakülteyi kazandığımı düşündüğü için bana para gönderiyordu. Yurda yerleştim soy ismini bilmediğim S. ve A. isimli Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencilerle birlikte kalmaya başladım. Bu öğrencilere Çapa Tıp Fakültesi’nde öğrenci olduğumu söyledim. Bu süreçte Çapa Tıp Fakültesi’nin bahçesine ara ara gittim. Burada öğrencilerle tanıştım. Bunlardan birinin ismi Hatice idi. Diğerlerini hatırlamıyorum. Bu kişilerle hiçbir zaman samimi olmadım. Bende numaraları yoktur. Hiçbir şekilde derse girmedim.” ‘PASAJDA ÖĞRENCİ KİMLİK KARTI BASTIRDIM’

Çapa Tıp Fakültesi’ne girebilmek için İstanbul Eminönü’nde bir pasajda öğrenci kimlik kartı bastırdığını söyleyen Özkiraz, "Bu kartların üzerine Ayşem Özkiraz yazdırdım. Aramada ele geçen kartlar bu öğrenci kartlarıdır. Okula girerken bu öğrenci kartlarını gösterip giriyordum. Bu sebeple şüphe duyulmuyordu. Okula gitmediğim zamanlarda da İstanbul'da part time farklı yerlerde çalıştım. Ayrıca aynı yerde Ankara Şehir Hastanesi, Tekirdağ Çerkezköy Devlet Hastanesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi personel kimlik kartlarını da bastırdım. Ancak bunları hiçbir yerde göstermedim. Plaketleri de Instagram'dan bir sayfa ile görüşerek yaptırdım” dediği öğrenildi. Ayşe Özkiraz, yurtta kaldığı dönemlerde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin yemekhanesine yurtta kalan öğrencilerle birlikte gittiğini anlatarak, "Kaldığımız yurda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi daha yakındı, ben çevremdekilere Çapa Tıp Fakültesi öğrencisi olduğumu söylediğim için onların kartları üzerinden Yemek alıyordum. Parasını onlara gönderiyordum. Hatta A.Ö. isimli Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi kendi yemek kartını kullanmadığı için bana vermişti. Bir süre de onun kartıyla yemek yedim. Ayrıca Instagram üzerinden S.U. ve F.G. isimli Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde hemşire ve personel olan şahıslarla tanıştım. Bunlara kendimi doktor olarak tanıttım. Bunlarla zamanla arkadaş olduk” diye konuştu. ‘ACİLDE DURUP VAKİT GEÇİRMEK İSTEDİĞİMİ SÖYLEDİM’

Zaman zaman İstanbul’dan Çerkezköy’e geldiğini söyleyen Özkiraz, “2021 yılının Kasım ayı içerisinde annem hastalandı. Çerkezköy Devlet Hastanesi’ne getirdik. Burada N.Ö. isimli acil hekimine kendimi doktor olarak tanıttım. Annemi muayene ettirdim. Sonra da birkaç kez daha Çerkezköy Devlet Hastanesi acil bölümüne geldim. Acilde durup vakit geçirmek istediğimi söyledim. F.Ç. isimli doktor bana izin verdi. Onun izniyle hastanede vakit geçirdim. Burada bulunduğum zaman zarfında doktor koltuğuna oturduğum olmuştur. Boynuma stetoskop da takmıştım. Bu stetoskopu medikalciden almıştım. Acilde bulunduğum zaman zarfında kesinlikle hasta muayene etmedim, ancak muayeneleri izledim. İfade ettiğim üzere sadece birkaç kez acil bölümüne geldim” ifadelerini kullandı.

KENDİMİ DOKTOR OLARAK TANITTIM’

Özkiraz, 2021 yılı eğitim dönemi bittikten sonra 2022 yılı haziran ayı içerisinde Çerkezköy'de ailesinin yanına geldiğini belirterek, "Çocuk cerrahı olmak istediğim için tek başıma hiç kimseyi referans göstermeden Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde çocuk cerrahı olan Dr. M.K.’nın odasına gittim. Sekreteri ile görüşüp kendimi tıp fakültesinden mezun doktor olarak tanıtıp doktor M.K. ile görüşmek istediğimi söyledim. Sekreterinin ismi T.A.. Bir süre sonra doktor M.K. beni kabul etti, görüştük. Kendimi Çapa Tıp Fakültesi mezunu doktor olarak tanıttım. Ayrıca TUS sınavında 81 puan aldığımı söyleyip TUS sınav sonuç belgesi gösterdim. Bu belgeyi daha önce yaptığım gibi Instagram üzerinden görmüş olduğum B.O. ismine hazırlanmış belge üzerinde telefonda oynama yaparak oluşturmuştum. Çocuk cerrahisi bölümüne ilgi duyduğumu, yanında vakit geçirmek istediğimi söyledim. Annemin öğretmen babamın ise gıda mühendisi olduğunu, Ankara'da yaşadıklarını söyledim” dedi. ‘AMELİYATTAN SONRA DİKİŞ YAPTIM’

Doktor M.K.’nın kendisine yanına gidip gelebileceğini söylediğini ifade eden Özkiraz, "Bu şekilde Çocuk Cerrahisi bölümüne gidip gelmeye başladım. Burada muayenelere katıldım. Doktor M.K. kurmuş olduğum ilişkiye istinaden Çerkezköy Devlet Hastanesi’ndeki tüm cerrahi branşların doktorlarıyla iletişim kurdum, muhabbet ettim. Birçok kez ameliyatlara izleyici olarak katıldım. Doktor M.K.’nın hastalarını ameliyattan sonra yapılan dikiş işlemini bizzat kendim yaptım. Bunları yaptığımdan doktor M.K.’nın haberi vardı. Kendisi bana müsaade etti. Hatta benim kolumdan tutup beni ittirip ‘çocuğum diksin’ diyordu. Sadece Dr. M.K.’nın ameliyatlarına katılmadım. Diğer cerrahların da ameliyatlarına katıldım. Ancak bu diğer doktorların ameliyatlarında herhangi bir tıbbi işlem yapmadım. Sadece gözlemci oldum. Bu ameliyatlara hep doktorların rızasıyla girdim. Hastanede beni herkes sevmişti. Hemşireler, genel cerrah… sürekli görüştüm. Burada bulunduğum zaman zarfında zaman zaman önlük, forma giyip, stetoskop takıyordum. Birçok kez muayene ve ameliyata katıldım” diye konuştu. 'AİLEMİN BASKISINDAN KORKTUĞUM İÇİN YAPTIĞIMI SÖYLEDİM'

Evinde bulunan hastanede çekilen fotoğrafları da anlatan Ayşe Özkiraz, "O fotoğraftakiler Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde farklı bölümlerde çalışan doktor, hemşire ve farklı bölümlerde çalışan personellerdir. Muayenelere gidip geldikçe etrafımdakiler ile ilişkim ilerledi, sekreter T., bana doktor M.’nin odasının anahtarını verdi. 12 Kasım 2022 tarihinde sekreter T., beni hastaneye çağırdı. Hastanede bana gerçek adımı, ne iş yaptığımı, ailemin nerede yaşadığını sordu. Ben yalan söylediğimi anladıklarını fark ettim. Sonra da doktor M.K. ile görüştüm. Onlara her şeyin yalan olduğunu, doktor olmadığımı, gerçek ismimin Ayşem değil Ayşe olduğunu, ailemin baskısından korktuğum için böyle bir şey yaptığımı söyledim” dediği öğrenildi. AMELİYATHANEDE FOTOĞRAF

Sahte Doktor rolüne bürünen Ayşe Özkiraz’ın evinde yapılan aramalarda ameliyathanede çektirdiği fotoğraflar, adına düzenlenen sahte Ankara Şehir Hastanesi personel kimlik kartı, Çerkezköy Devlet Hastanesi personel kimlik kartı ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrenci kimlik kartı, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi intörn doktor kimlik kartı, İstanbul Tıp Fakültesi’ni birincilikle bitirdiği belirtilen bir plaket de bulundu. CHP’Lİ ANKETÇİ’NİN AKRABASI Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bir yıldır kendini pratisyen hekim olarak tanıtan ve eylül ayındaki Tıpta Uzmanlık Sınavı’ndan 81 puan aldığını iddia eden sahte doktor, polis tarafından gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Sahte doktor Ayşe Özkiraz'ın Avrasya Araştırma'nın sahibi Kemal Özkiraz'ın da akrabası olduğu ortaya çıktı.

7 saat önce

PKK/YPG'nin 30 km'lik terör tüneli!

Terör örgütü PKK/YPG, 2016'da Türkiye sınırına 18 kilometre mesafedeki Tel Rıfat ve çevresini işgal etti. İşgalin ardından terör örgütü ilçe ve çevresini genişliği 1.5, yüksekliği 2 metre olan tünel şebekesiyle sardı. Toprak altına kazılan tüneller ve iş makineleriyle kanal açıp beton ile kapatarak oluşturdukları tünellerin uzunluğunun 30 kilometreyi geçtiği tahmin ediliyor. Sabah'ın haberine göre; Tel Rıfat'taki tünel şebekesi Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları alanlarındaki cephe hatlarına kadar uzanıyor. Terör örgütü, tünelleri hava operasyonlarından korunmak, örgütün sözde cephe hatlarına silah taşımak ve tünel giriş-çıkışlarını güvenli bölgelere saldırı düzenlemek için kullanıyor. PKK/YPG'li teröristler Azez hattında Meranaz, Minnığ ve Ayn Dakne köylerinde de benzer tüneller açtı. Terör örgütü PKK/YPG, daha önce işgal altında tuttuğu Afrin'de de uzunluğu yüzlerce kilometreyi bulan tünel şebekesi inşa etmişti. 250 BİN TEL RIFATLI EVSİZ KALDI Teröristlerin bölgeyi işgalinin ardından 250 bine yakın Tel Rıfatlı Türkiye'ye ya da Türkiye sınırına yakın güvenli bölgelere göç etti. Azez'deki düzensiz çadır kamplarda zorluk içinde yaşam mücadelesi veren Tel Rıfatlılar, yıllardır eve dönmenin hayalini kuruyor. Zorlu kış aylarında çamura gömülen kamplardaki Suriyeliler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Pençe Kılıç Harekâtı'nın sadece hava harekâtlarıyla sınırlı kalmayacağını söylemesinin ardından operasyonu beklemeye başladı. TEL RIFATLILARDAN OPERASYONA TAM DESTEK Operasyona sonsuz destek verdiklerini ifade eden Tel Rıfatlı Abdulhelim Maryamini: Tel Rıfat'ı, evimizi çok özlüyorum. Eski güzel günlere geri dönmek istiyorum. Eskiden Suriye ordusunda teğmen olan Abdurrahman Abud: PKK/ YPG Suriye devriminin düşmanıdır. Operasyonu sonuna kadar destekliyoruz. Türk askerine, ordusuna sonuna kadar güveniyoruz. Türk ordusu bizim evimize dönmemizi sağlayacak.

7 saat önce

İsveç Başbakanı'ndan PKK'yı şoke eden açıklama: Erdoğan ne derse olur

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Türkiye'ye verdikleri sözleri yerine getireceklerini söyledi. Kristersson, Dagens Nyheter gazetesine yaptığı açıklamada, "Dürüst olmak gerekirse, Finlandiya ve İsveç olarak Türkiye'ye güvenlik konusunda söz verdik. Taahhütlerimizi yerine getireceğiz" ifadelerini kullandı.  Gelecek yıl bahar ayında yürürlüğe girmesi öngörülen yeni terör yasasını hatırlatan Kristersson, "(Yasa ile ilgili) Türkiye ile konuşuyoruz. Artık bu durum bizim NATO ile birlikte terörizme karşı mücadeleye dahil olma gerçeğidir." değerlendirmesinde bulundu. Kristersson, Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğini onaylama sürecinin uzamasına da değinerek, "Konu şu anda Türkiye'nin elinde, Türkiye'nin görüşüne de saygı duyuyorum. İsveç ve Finlandiya olarak Türkiye ile yaptığımız anlaşma, Türkiye'nin güvenliğini çok ciddiye aldığımızı gösteriyor" dedi.

7 saat önce

Gaziantep'te şehit annesi: HDP teröristtir, CHP de teröristtir

https://twitter.com/bugunguncel/status/1596746648390356992?s=46&t=JWrZLbyd-EqccSh9GyBdQA Kuzey Irak'ta düzenlenen Pençe Kilit Operasyonu'nda PKK/YPG terör örgütünün saldırısında şehit olan Piyade Teğmen Onur Öztürkmen'in baba evine ateş düştü. AK Parti Gaziantep Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Ali Şahin, Gaziantep Valisi Davut Gül ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kuzey Irak'ta teröristlerin saldırısında şehit olan Piyade Teğmen Onur Öztürkmen için Gaziantep'in Nizip ilçesi Eyüp Sultan Mahallesi'nde kurulan taziye evini ziyaret etti. "HDP teröristtir CHP de teröristtir" Heyet, şehidin annesi emekli öğretmen Gülşen Öztürkmen ile babası emekli Uzman Çavuş Derde Öztürkmen'i ziyaret ederek başsağlığı diledi. Ziyarette Milletvekili Ali Şahin, şehit annesi Gülşen Öztürkmen'in elini öptü. efendim Milletvekili Ali Şahin'e sarılan acılı anne, "HDP teröristtir, CHP de teröristtir. Onur da onları sevmiyordu." dedi. "Devlet için yaşadık, devlet için de ölürüz her zaman" Teröristlere tokat gibi cevap PKK'lı teröristlere de tokat gibi cevap veren acılı anne Öztürkmen, "Her zaman devletimizin yanındayız. Devlet için yaşadık, devlet için de ölürüz her zaman. Benim babam da öyleydi, annem de öyleydi. Canımız devlete fedadır. En küçüğümüzden en büyüğüne kadar hepimizin canı devletimize feda olsun inşallah. Benim de canım feda olsun. Milli ve manevi değerlerimize sahip çıkan herkes için canımı veririm. Askerimiz, polisimiz için can veririm. Allah razı olsun devletimizden de, her zaman yanınızdayız." diye konuştu. "Anne ben şehit olursam ağlamayın" Oğlunun "Şehit olursam arkamdan ağlama anne" dediğini anlatan acılı anne, "Allah devletimizi düşmanlardan korusun inşallah. Benim oğlum Halis Demir gibi gitti. 15 Temmuz şehitleri gibi gitti. Ahmet Oruç gibi gitti. Onların annelerine sakinlik önerirken, kendim onlar gibi oldum. Allah mekanlarını cennet eylesin tüm şehitlerimizin. 'Anne ben şehit olursam ağlamayın' demişti. Ben tamam demiştim ama tutamıyorum kendimi. Tutamıyorum sözümü." diyerek gözyaşı döktü. "Yarın belki delirebilirim" "Yarın belki delirebilirim. Yarın daha fazla delirebilirim" diyen acılı anne, Milletvekili Şahin, Vali Gül ve Başkan Fatma Şahin tarafından sakinleştirildi.

8 saat önce

FETÖ'de iç hesaplaşma! Fetullah Gülen'in sağ kolu Mustafa Özcan feci şekilde dövüldü

FETÖ terör örgütünden aldığı bilgilerle daha önce de örgütteki kavgaları ve hesaplaşmaları ortaya çıkaran Burak Bekiroğlu, yeni paylaşımıyla FETÖ terör örgütünün iç hesaplaşmayla birbirine düştüğünü açıkladı.  Bir süredir hasta olan ve eski sağlığını kaybettiği bilinen FETÖ terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in örgüt içinde de yönetimi kaybettiği ortaya çıktı.  TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELERİ BİRBİRİNE DÜŞTÜ Mustafa Özcan'ın Gülen'in ABD hariç diğer bütün ükelerdeki kontolü elinden aldığını yazan Burak Bekiroğlu, Özcan’ın ABD de ki örgüt kanadının kontrolünü eline almasını engellemek için Said Kaya’nın ABD imamı olarak tayin edildiğini açıkladı.  Ardından terör örgütündeki taht kavgaları bununla da sınırlı kalmadı. Mustafa Özcan, Bahattin Karataş’a dövdürüldü. İNFAZ TAKIMLARI ONA BAĞLI: HER AN HERŞEY OLABİLİR Burak Bekiroğlu, paylaşımında şu detaylara yer verdi:  "Bahattin Karataş, Gülen’le görüşmek için Pensilvanyada ki kampa gittiğinde, görüşme çıkışı Kampta Mustafa Özcan’a saldırıyor ve darp ediyor. Bahattin Karataşa eylemi koyduran, hasta yatağında ki Gülen’in bizzat kendisi.Örgüt içi hesaplaşma sonucu her an her şey olabilir" Mustafa özcan, çok kindar olduğu bilinir. Ayrıca örgütün infaz takımı kadroları ona bağlıdır. Her an örgüt içerisinde infazlar gerçekleştirebilir... Mustafa Özcan'dan bu yüzden çok çekiniyorlar... İki yıl önce M.Özcan’a örgütün ABD kanadının kontrolünün geçmesini engellemek için Said Kaya ABD imamlığına getirilmişti.Mustafa Özcan,Said Kayan’ın ABD de örgütün kanadını idare etmesini engelliyordu.Bu nedenle Gülen-Kaya-Karataş birlikte hareket edip Özcan’a saldırı planladılar... https://twitter.com/burakbekiroglu/status/1596598935942221824?s=46&t=xTujQd184QgmJnwV6p1DDQ

9 saat önce

İçişleri Bakanı Soylu: Dezenformasyon üretenlere herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Düzce Valiliği'nde düzenlenen Afet Koordinasyon ve Değerlendirme Toplantısı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, kentte 17 Ağustos 1999 depreminden sonra 12 Kasım 1999'da yaşanan depremin ortaya koyduğu travmanın maalesef henüz geçmediğini, yaklaşık 3-4 gündür burada bu tabloyu gördüğünü söyledi. 'Geçmişte yaşanan bu yoğun duygunun ve travmanın etkisini istismar edenler var' Düzcelilerde "Yeni deprem olacak mı?" endişesinin olduğunu aktaran Soylu, bu duyguları istismar edenlerin "28 Kasım ve 2 Aralık'ta deprem olacağı" yönünde açıklamaların yapıldığı bilgisini ortaya attığına dikkati çekti: "Özellikle 28 Kasım’da, 2 Aralık’ta deprem olacağını ve bunun da yetkililer tarafından sürekli olarak ifade edildiğini ortaya koyanlar var. Geçmişte yaşanan bu yoğun duygunun ve travmanın etkisini istismar edenler var. Bunu da burada yaşıyor ve görüyoruz. Hiçbir yetkili 28 Kasım’da ve 2 Aralık’ta deprem olabilecek gibi bir dezenformasyon diyebileceğim bir sözü paylaşmaz, çok doğru bir iş değil. İnsanlarımızı korkutmanın bir anlamı yok. Bu tamamen dayanaksız ve mesnetsiz bir dedikodudur." Depremin ardından yaşanan korkuyu çok hızlı şekilde üzerlerinden atmaları gerektiğini dile getiren Soylu, "Bunun için çok hızlı hareket ediyoruz. Gerek zarar gerek hasar tespitlerinde olsun, belki de bu zamana kadar gördüğüm en hızlı davranışı ortaya koymaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. 'Düzce'de şu anda orta hasarlı yok, ya az hasarlı ya ağır hasarlı var' Bakan Soylu, hasar tespitleri konusunda şu ana kadar 23 bin 916 binanın tarandığını belirterek şöyle bilgi paylaştı: "66 bin 726 bağımsız bölüm, 56 bin 266 konut. Bağımsız derken burada depolar da ahırlar da var. 56 bin 266 konut tarandı ve 4 bin 990 ticarethane, 596 ahır. Acil yıkık 25, ağır hasarlı 263 bina, orta hasarlı yok. 43 acil yıkık, 435 ağır hasarlı yani toplam 478 bağımsız bölüm var. Bunlar tespit edildi, yıkılacaklar. 369 konut acil yıkık ve ağır hasarlı. Orta hasarlı yok. Ağır hasarlı ve acil yıkık binalar bugünden itibaren yıkılmaya başlanıldı. Az hasarlı ise 2 bin 548 bina var, toplamda 9 bin 446 konut var, şu ana kadar yapılan 56 bin 266 taramada." Vatandaşların 44 bin 71 hasarsız konuta girebileceğine dikkati çeken Soylu, "Az hasarlı dediğimiz, boya, sıva çatlağı, kırık, dökük gibi binanın yapısal sürecinde olmayan ve onu depreme karşı dayanıksız hale getirebilecek yapısal sorun değildir. Boyası dökülmüş, sıvası çatlamış, bunu ifade ediyorum. Doğal olarak 51 bin 925 bağımsız bölüm var, 44 bin 71 de hasarsız konut var. Hasarsız 44 bin 71 dairede insanlar girebilirler, oturabilirler ve oturuyorlar zaten. Biz ağır hasarlılara veya şu an yok ama olsa bile orta hasarlılara sokmuyoruz. Orta hasarlı, güçlendirilmesi gereken bina demektir. Düzce'de şu anda orta hasarlı yok, ya az hasarlı ya ağır hasarlı var" diye konuştu. Özellikle dün ve bugün çok ciddi çadır talebi geldiğini aktaran Soylu, güçleri yettiğince mahallelerde bunların tamamını karşılamaya çalıştıklarını kaydetti. 'Ağır hasarlı binalara kimseyi sokmuyoruz' Soylu, ağır hasarlı binalara kimseyi sokmadıklarını vurgulayarak "Yetkililerimizin hasarsız olarak söyledikleri binalara girmekte herhangi bir sorun yok. Az hasarlı binalarda yapısal sorun olmadığı için girilebilir. Onların tamirlerine yardımcı olacağız" dedi. Evinden yana gönlü rahat olmayanlara tekrar konut yapma konusunda yardımcı olacaklarını dile getiren Soylu, "Bunu Düzceli hemşehrilerimize açık şekilde söylüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve AFAD ekiplerimizle tekrar değerlendirdik. Bu gönül tatmini olana kadar, anlıyorum ki bu travma, korku herkesi sarmış durumda. Biz bir kere 'Hasarsız.' deriz, iki kere deriz, üç kere deriz, bizi yorduklarını düşünmesiler. Buradaki süreci hep beraber tamamlamamız, eksik bırakmamamız lazım" şeklinde konuştu. Bakan Soylu, depremden kaynaklı hastanelere müracaat eden 92 kişiden 10'unun tedavisinin sürdüğünü bildirdi. Şu ana kadar 29 milyon ödenek geldiğini aktaran Soylu, kentte görev yapan personel ve araç sayılarını da paylaştı. Şu ana kadar 317 artçı depremin olduğunu vurgulayan Soylu, "Bunların en büyüğü 4,3 ve 4,1; artçı deprem aralığı 1 saate kadar düştü. Hem emniyet hem jandarma personelimiz gerek güvenlik gerek diğer lojistik imkanlar için buradalar. 840 jandarma personelimiz var, şu anda onlar diğer gönüllülerimizle gecenin bu saatinde korkudan dolayı evine girmeyen vatandaşlarımıza çadır kurmaya devam ediyorlar" ifadesini kullandı. Şu ana kadar eşya hasarı konusunda 7 bin 143 talep geldiğini, 90 saat içerisinde bunların yaklaşık 6 binine gidildiğini bildiren Soylu, "2 bin çadır kuruldu. Özellikle ağır hasarlı yapılardaki vatandaşlardan isteyenlerin hepsine konteyner verildi. Yine gerek Gençlik ve Spor Bakanlığı gerek Milli Eğitim Bakanlığımızın merkez ve yurtları hâlâ hizmetlerine devam ediyorlar. 65 bin 226 öğün yemek verildi, verilmeye devam ediliyor" dedi. Soylu, bir gazetecinin depremle ilgili sosyal medyadaki dezenformasyonlara karşı çalışma yapılıp yapılmadığı sorusuna şu yanıtı verdi: "Özellikle Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ilk günden itibaren tespitlerini yaparak suç duyurularında bulunuyor, yargı da gereğini yerine getiriyor. Bunlara herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil çünkü buradan hakikaten şarlatanlık üretiyorlar durup dururken. Ben biraz önce kenara çekildim. Niçin kenara çekildim? Bir bilim insanı geldi, konuyla ilgili bir şey anlatıyor. Ben onunla ilgili değerlendirme ortaya koyabilme yetisinde değilim ama birisi çıkıyor ve diyor ki 'Bu böyle bir şey olacak'. Bunun elbette ki izahı söz konusu değil. Bu tamamen istismar elde edip korku üzerinden beni bağışlayın, ya sapkın hazzını tatmin etmeye çalışıyor veya psikolojik olarak toplumu farklı noktaya itmeye çalışıyor. Biz de gereğini yerine getiririz." Toplantıya Vali Cevdet Atay, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Ayşe Keşir, AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, MHP Düzce Milletvekili Ümit Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Mustafa Keskin, AFAD Başkanı Yunus Sezer, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı.

19 saat önce

HDP'li vekil CHP ilçe teşkilatında 6+1'i ifşa etti: "Hedefimiz CHP'yi iktidara taşımak"

Her fırsatta HDP'ye destek veren CHP'nin bu işbirliği gözler önüne serilmeye devam ediyor. Son olarak bir dönem CHP vekili olan Celal Doğan, daha sonrasında HDP'nin Gaziantep 1. sıra milletvekili olarak meclise girdi. "CHP'Yİ İKTİDARA TAŞIMAK..." HDP vekili Celal Doğan, geçtiğimiz günlerde CHP tarafından Güneydoğu sorumlusu olarak atandı. CHP'nin toplantısına katılan HDP'li Celal Doğan, "Hedefimiz CHP'yi iktidara taşımak" diyerek, CHP-HDP işbirlirliğini bir kez daha gözler önüne serdi.  O toplantı, bölgenin yerel medyasına da böyle yansıdı: 

21 saat önce

Tele1 ekranlarında İslam hedef alındı! "Ümmet diktatöryadır"

Tele 1'de Namık Koçak'ın moderatörlüğünü yaptığı programda, Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce, tepki çeken açıklamalarda bulundu. Sunucu Koçak, "Dikkat ediyorsunuz hani 'demografik yapı bozuluyor' diyorduk ya. O demografik yapı farklı bir şey... Bir ümmet oluşturma. Yandaş gazetelere baktığınız zaman, bir şey oluyor "Ümmet sevindi, ümmet şunu istedi, ümmet bunu istedi... Türkiye'yi böyle bir yere doğru götürme çabası var" ifadeleriyle rahatsızlığını dile getirdi. Cumhuriyet yazarı Özdemir İnce, "Ümmetin ne faydası var? Ümmet diktatoryadır" deyip tepki çeken ifadeler kullandı. İnce şu ifadeleri kullandı; Ümmet bizim, yasalarımızda, literatürümüzde, 1923'ten bu yana hatta Kurtuluş Savaşı'nın başlangııcından itibaren ümmet asla ve asla bizi dilimizde ve düşüncemizde gündelik hayatımızda yer almayan bir kavram. Ümmet nedir? Söylendiğine göre bir dinin mensuplarına ümmet diyorlar. Ümmet bir dine inanların toplamı. Peki, ne iş yarar ümmet? Bu neye benziyor? Galatasaray'ın Beşiktaş'ın Fenerbahçe'nin dünyadaki taraftarlarına benziyor. Ümmetin ne faydası var? Cumhuriyet'e bir yazı yazacağım 'ümmet' üzerine... Ümmetin vatanı yoktur. Ümmet vatansızdır. Bayrağı, ulsal marşı yoktur. Ama dini vardır. İstedikleri kadar bağırsınlar, Türk olmak Müslüman olmaktan önemlidir. Türkiye ümmetin hakim olduğu bir ülke değil, vatan değil. Eğer bir ümmet bu topraklar üzerinde egemen olursa yaşamak olmaz. Ümmet nedir biliyor musun? Diktatoryadır. Şimdi Müslüman falan bırakalım. Üç İbrahimi dinin mensubunu alalım. Her ne kadar bizimki biraz İsmaili idiyse... Çünkü Hacer'le birlikte icat etti İbrahim, İsmail'i. Müslümanlar oradan türemiştir. Beni bu işten çakmaz diye bilirler yazarlar ama ben onlardan iyi çakarım.

1 2 3 4 5 6 7 8 ... 1542 1543